Zeybekçi’den Yargısız İnfaz

yorumsuz
5.789
Zeybekçi’den Yargısız İnfaz

     Türkiye, son 35 yıldır PKK ile mücadele ediyor, neredeyse her gün şehit ve gazi haberi alıyoruz, on binlerce askerimizi şehit verdik, yüz binlerce gazimiz var, tam 35 yıldır canımız yanıyor, evlere ateş düşüyor. Bununla birlikte devlet bütçesinin önemli bir bölümü, bomba, silah vs. almak için savunmaya ayrılıyor, şimdiye kadar terörle mücadeleye ayrılan miktar, bazı ülkelerin Gayrisafi Yurt İçi Hasılası (GSYİH) kadar. Şunu da biliyoruz ki; PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan, 18 yıldır cezaevinde her türlü imkâna sahip, tabiri caizse krallar gibi yaşıyor. Teslim olan veya itirafçı olan teröristler korunuyor, cezaevindekilerse sıkıntı yaşamıyor, PKK’nın şemsiyesi koruyor onları da. Son 1 yılda, PKK’yı desteklediği için açığa alınan, ihraç olan birçok kamu çalışanı görevine döndü…Diğer yandan, 15 Temmuz sonrası FETÖ kapsamında açığan alınanlar, ihraç edilenler veya tutuklananlar, teröre destek “iddiasıyla” suçlananlar, terörün kaynaklarından (PKK, DEAŞ,  DHKP-C vs.) daha ağır şekilde cezalandırıldı.

     Ağustos 2016’da Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi, Denizli ve Uşak’ta ‘Demokrasi nöbeti’ne katılanlara hitap etti ve öyle bir konuşma yaptı ki, “Bir insan, üstelik bir Bakan bu sözleri nasıl söyleyebilir.” dedim…Konuşmada “vatan haini” olmakla suçlanan kişiler, savunma haklarını bile kullanamamıştı, mahkemeler tarafından yargılanmamışlardı. İddialar (suç değil, iddia!), asılsız ihbarlara, idare görüşlerine vs. dayanıyordu, somut delillere değil.

     Şubat 2017’de, önceki Adalet Bakanı Bekir Bozdağ,  CNNTürk TV’de, KHK ile görevden atılan on binlerce devlet memurunun durumuna ilişkin olarak yaptığı açıklamada, bu kişilerin ihraç edilmesinde tümünün suçlu olmadığını, bu kişilerin suç işledikleri veya FETÖ ile bağlantılı oldukları için değil, idari kararla görevden uzaklaştırıldığını söyledi. Düşünün bir Adalet Bakanı, “Her atılan suçlu değildir.”diyor, durumun vahametinin farkında mıyız? T.C Devleti, Anayasamızın 2. Maddesine göre hukuk devletidir ama uygulamaya baktığımızda hukukun işlediğini değil, idare görüşlerinin etkili olduğunu görüyoruz, öyle etkili ki bir kişi, mahkeme yapılmaksızın “vatan haini” ilan edilebiliyor. Ayrıca, 15 Temmuz’dan bugüne gördüklerimiz, Zeybekçi’nin görüşlerinin bireysel olmadığını, hükümetin görüşlerini temsil ettiğini gösteriyor bizlere. İşkenceler, delil yokken keyfi tutuklamalar, yeni doğum yapmış kadınların gözaltına alınması, tutuklanması, tutukluluk sürelerinin keyfi uzatılması, aşırı kalabalık koğuşlar, iş bulmanın engellenmesi, eğitim engelleri vs.

Yarın, Zeybekçi’nin konuşmasını ve konuşmanın hukuki boyutlarını paylaşacağım sizlerle.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 14 Ağustos 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın