Yıl Bitti Ama

yorumsuz
12.953
Yıl Bitti Ama

23 Ocak 2017…Sık sık KHK çıkacağını duyuyoruz sosyal medyadan. KHK çıkmasına öyle alıştım ki, basın açıklaması yapıldığında bile pek umursamıyorum bunu. Sadece, “umarım bu defa ihraç etmeden önce soruşturma yaparlar, olacaksa yargı sonrası ihraç olur…” diyorum içimden ama öyle olmayacağını da biliyorum…Aylardır mahkemeden mahkemeye koştuk, Anayasa Mahkemesi, İdare Mahkemesi, İstinaf, Danıştay, AİHM (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) derken gecemiz gündüzümüz adalet kapısı oldu, karşılığında yalnızca ”incelemeksizin red” cevabı aldık…Bugün yine bir KHK çıkarıldı, (685 Sayılı) “Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” . Komisyon kararı kimilerine umut olurken çoğunu hayal kırıklığına uğrattı. Ben, adaletin rafa kaldırıldığını düşünenlerdenim.

20.12.2017…İşten yeni çıktım, çok yorgunum ama aklımı meşgul eden şeyler beni daha çok yoruyor…Neyse ki otobüste boş koltuk varmış, rahat rahat düşünebilirim inene kadar. 2017 yılı bitmek üzere, her ne kadar haklarımı komisyon vasıtasıyla alacağıma dair umudum olmasa da, mahkemeye başvurabilme hakkımın olması için OHAL komisyonuna başvurmuştum, 1 yılı arkamızda bıraktık ve komisyondan çıkan karar yok…Türkiye gündemini takip ediyorsanız 12 ayın komisyon açısından nasıl geçtiğini tahmin edersiniz, belli aralıklarla yapılan basın açıklamaları, oyalamalar…18.000 ‘den fazla kadın, 700’den fazla çocuk, on binlerce erkek cezaevinde, ihraç olmuş yüz binlerce insan, oradan oraya savruluyor. Ömrümüzden 1.5 yıl gitti, daha doğrusu takvimlerde 1.5 yıl, bize hissettirdikleriyle onlarca yıl…Bu süreçte yaşadıkları nedeniyle hastalığı nüks edenler, hastalığı ağırlaşanlar, hayatını kaybedenler, stres ve beslenme bozukluğuna bağlı olarak hastalananlar, ailesi dağılanlar, devlet tarafından çocukları alınanlar  vs. Hâl böyleyken Komisyon üyelerinin çalışacağı binanın seçilmesi bile aylar aldı…Bu “Komisyon” ne menem bir şey ki, KHKlılara ve adalete sıra gelmiyor bir türlü…

Bazen yaşananı anlatmaya kelimeler yetmez, fotoğraflar veya videolar da…Annesiyle görüşe gelen ve görüşte annesi tutuklanan çocuğun, sokakta kaldığında ne hissettiğini, ne kadar korktuğunu, ne düşündüğünü, boğazındaki düğümü vb. hangi fotoğraf karesi yansıtabilir…FETÖ kapsamında ihraç edilenlere, tutuklananlara, her türlü eziyeti, acıyı, açlığı, işkenceyi, ölümü reva görenler, 1,5 yıldır bir kez bile “adalet “ demedi, diyemedi, diyemezler de…

Neden diyemezler söyleyeyim; sadece korkudan, umursamamazlıktan, çıkar düşkünlüğünden değil, farkında değiller ama bize yapılan haksızlıklar, adaletsizlikler onların kâbusu, kendilerinden başka bir şey düşünemiyorlar artık, iş arkadaşlarına bile güvenemiyorlar, çalışırken içleri içlerini yiyor, “bana da bir şey olur mu” diyorlar, çocuklarından ayrılmaktan korkuyorlar KHKlılar gibi ve belki de onlar için en zoru, vicdan yükü. Adaletsizliğe göz yummanın, yalancı şahitliğin, hasımlarından kurtulmak için asılsız ihbarda bulunmanın yükü. Benim vicdanım öyle rahat ki, anlatamam. Suçsuzluğumdan, vatan sevgimden eminim, bunu kanıtlamak gibi bir niyetim de yok, birçok KHKlının da benim hislerimi paylaştığını biliyorum. Neden rahat olmayalım ki…270 kişiyi, asılsız ihbarla ihraç ettiren, sadece bir ihbarla, somut delil olmadan, 3-5 söze göre “vatana ihanet” damgası vuranlar rahatsız olsun. Derdimiz büyük, hayatımızda böylesine güçlük çekmedik ama pişmanlık ateşi bizi yakmayacak…Bugünler geçecek, delip geçse bile elbet geçecek…

“Bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 20 Aralık 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın