Yargıtay’ın Tutuklular Lehine Bozma Kararı

yorumsuz
8.056
Yargıtay’ın Tutuklular Lehine Bozma Kararı

Yargıtayın açıklamaya konu kararında özetle,ilgilinin dava esnasında bahse konu isnatları kabul ettiğini bir kenara not edelim. Ancak buradan etkin pişmanlıktan yararlandığı sonucu çıkmayacaktır. Öte yandan, bu ikrarlara rağmen bu kararın siz mağdurları ilgilendiren en önemli kısmı ise ‘bozma’ değil, verilen tahliye kararıdır.

Kararın metni hukuki derinlikten uzak, herkesin okuduğunda anlayabildiği bir üslupla yazılmıştır. Muhakkak ki okunması gerektiğini bir kenara not edelim. Öte yandan hakkında karar verilen dosyanın içeriğine bakmak gerekiyor:

Bir kamu kurumunda çalışan kişinin, örgütün ilçe imamı ve sair kişilerle haberleşmesi, çocuğuna belirli kurumlardan eğitim aldırması, gazete ve dergi abonesi olması gibi iddialarla tutuklu bulunduğunu karar metninden açıkça anlıyoruz.

Ancak burada asıl önemli olan hususu bu isnatların türü değildir. Önemli olan kararda da değinildiği üzere sanığın konum ve kişisel özellikleri itibariyle, eylemlerinin iltisak boyutunu aşan ve örgüt üyeliği kapsamında üyeliği ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetlerde bulunmadığının tescillenmesidir. Bu tespiti her davadaki somut olaya göre ‘hayatın olağan akışı’ içerisinde değerlendirmek gerekir.

Mesela siz çocuğunuzu özel okula göndermişsinizdir, ancak okul evinize çok yakındır mesela. Veya bankaya para yatırmışsınızdır, ancak yatırdığınız parayı örgüt faaliyeti kapsamında bir çağrı üzerine yatırmadığınızı mahkemeye etkili biçimde anlatmışsınızdır. Burada asıl ele alınması gereken konu Anayasa Mahkemesi gibi yüksek mahkemelerin içtihatlarında değindikleri hukuki güvenlik ve belirlilik ilkesinin, Türk Ceza Kanununun 30 uncu maddesinde yer alan ‘hata’ kavramıyla analiz edilmesidir. Ayrıca Yargıtay ilgili dairesinin kararın içerisinde bahsettiği 2015/3 Esas sayılı kararını da ayrıca değerlendirmek gerekecektir. Tekrar belirtme gereği duyuyorum ki, bu belirli bir kritere yönelik verilmiş bir karar değildir. İyi ve etkili bir savunma ile banka, program ve daha birçok isnattan dolayı da bu şekilde bozma ve tahliye kararları alınabilecektir.

Bu kararın verilmesinde şahsi kanaatim olarak taşıdığım en önemli rol ise, temyiz dilekçesini yazan hukukçu meslektaşın olayı iyi bir şekilde analiz edip belirtmesidir.

Bu yüzden de imkanlar dahilinde bu sürecin hem kovuşturma aşamasında hem de kanun yolları (istinaf-temyiz) hukuki destek alınarak yürütülmesi gerektiğini bir kere daha vurguluyorum. Bu desteği de sizlere etkili savunma yapabilecek avukatlar verebilir. Sizin masumiyetinize inanmayan birisinden böylesi etkili savunma argümanları beklememeniz gerekir. Kararın geniş çaplı değerlendirmesi ve yansımaları önümüzdeki günlerde sizlerle buluşacaktır. Zaman itibariyle yapılan kısa değerlendirme bu şekildedir. Esen kalın..

Fatih Alkan
Hukukçu

 

Kararların Tam Metinleri:

Görsel Kaynağı: adaletbiz.com

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 30 Ekim 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın