Yargıtay’dan Çelişkili Bylock Kararı

yorumsuz
10.600
Yargıtay’dan Çelişkili Bylock Kararı

Yargıtay tarafından verilen son tarihli kararın incelemesine başlamak için sözü fazla uzatıp daha önceki bahsettiğimiz hususları tekrarlamamak niyetinde olmadığımı belirtmek istiyorum.

Öncelikle yaptığımız karar incelemesinde Yargıtay’ın, 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği karara atıf yapıldığını görüyoruz. Bu hususta okunması gereken yazımız  Yargıtay’ın Bylock Gerekçelerinin Geçersizliği Bahse konu kararda esas alınan 2015/3 Esas sayılı dosya kararını bu linkte sorgulamış ve aykırılıklarını belirtmiştik.

Bu karara göre bylock verileri bakımından haberleşmenin kimlerle yapıldığının tespit edilebildiği söylenmektedir, peki o zaman cgnat kayıtlarında neden mesajlaşılan kişiler görünmüyor?

Kararda ByLock uygulamasının 46.166.160.137 IP adresine sahip sunucu üzerinde hizmet SUNDUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR. Sunucu yöneticisi uygulamayı kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla 8 adet ilave IP adresi (46.166.164.176, 46.166.164.177, 46.166.164.178, 46.166.164.179, 46.166.164.180, 46.166.164.181, 46.166.164.182, 46.166.164.183) kiralayıp kullanıma sunduğu tespit edildiği; belirtilmiştir.

  • Peki buna göre, bu tuzak olarak nitelendirilen ıp’lerle iletişime geçen kişiler için bir masumiyet karinesi teşkili yok mu?
  • En azından bu kimselerin içeriklerinin gelmesi gerekmiyor mu?

Bunlar daha önce değinmediğimiz aykırılıklar, ancak bu faaliyete göre kişinin kimlerle yazıştığının belirlenmesi gerekiyor en azından içeriklerin gelmesi beklenmese bile. Cgnat kayıtları gelen kişilerde bu bile yok, sadece server’a erişim yaptığı iddiasıyla kişiler bylock programını kullanmakla itham ediliyor.

Yargıtay’ın 1 sayılı gerekçesinde belirttiği ifade çok absürttür ki; ifadede ‘sanık C..’nun (TC: 3..) üzerine kayıtlı olan ve kendisinin kullandığını beyan ettiği 0546.. nolu 35961004294296 İMEİ numaralı hat ile….’ denilmektedir.

  • Buradaki pervasızlık şudur ki hattın İMEİ numarası olmaz! Bunu bile teknik anlamda bilmiyor mu Yüksek Mahkeme?
  • 2015/3 esas sayılı kararda da belirtildiği üzere ID numarası olmadan bu program kullanılamıyor ve haberleşme sağlanamıyorsa BTK kayıtları gelen kimselerin ID numaraları var mıdır?
  • Buna dayanarak Mahkemenin kararını BTK kayıtlarını istemediği için bozmak ne kadar mantıklıdır?!
  • Madem öyle kararın bozulmasının gerekçesinin belirtildiği alttaki üç maddede bu hususa değinilmesi de gerekmez miydi?

2015/3 sayılı karar metninde yer alan Bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti İÇİN YETERLİDİR. ifadesine göre bu durumda BTK kayıtları kastedilmektedir. Peki bir üst paragrafta belirttiğim üzere BTK kayıtları gelen kimselerde ID numarası da şifre de görünmemektedir. ID numarası olmadan program kullanılamıyorsa BTK kayıtlarında kaç kere hangi ıp ile iletişime geçildiği programın kullanıldığını göstermez. O zaman 2015/3 sayılı kararda kendi içerisinde bir çelişki söz konusudur. Bu durum hem yerel mahkeme savunmalarında hem de istinaf ve temyiz dilekçelerinde teferruatıyla anlatılmalıdır.

ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle ifadesinden anlamamız gereken nedir?

  • Bu program 2016 yılına kadar google play’da kalmamış mıdır?
  • Dolayısıyla gmail hesabı olan her android telefon kullanıcısı bu programa erişemez mi?

ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren DELİL OLACAKTIR… derken Yüksek Mahkeme neyi kastetmektedir? Okuduğunu anlayan herkes bu paragrafın özellikle son kısmından şunu anlıyor kanaatimce;

ÖRGÜT TALİMATI İLE BU AĞA DAHİL OLUNDUĞUNUN VE GİZLİLİĞİ SAĞLAMAK AMACIYLA KULLANILDIĞININ HER TÜRLÜ ŞÜPHEDEN UZAK VE KESİN OLARAK TESPİT EDİLMESİ HALİNDE BU PROGRAMI KULLANMAK TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ İÇİN YETERLİ DELİL OLABİLECEKTİR.

  • PEKİ O ZAMAN BU TESPİT NASIL YAPILIR? İÇERİKLERİ ÇIKARMAK YOLUYLA DEĞİL Mİ?
  • İÇERİKLERDEKİ İFADELERİN TESPİT EDİLİP TERÖR FİİLİYLE İLGİLİ OLANLARINI AYIKLAMAK YOLUYLA DEĞİL Mİ?

Btk kayıtlarının hangi yerinde kişinin örgüt talimatıyla bu ağa dahil olduğuna (ki ağa dahil olmak ifadesi de yanlıştır, bu programı kullanmak deyimi daha yerinde olacaktır. Zira Bylock, kriptolu bir mesajlaşma programıdır, ki whatsapp gibi, Messenger gibi, iMessage gibi..) ve gizliliği sağlamak amacıyla bu programı kullandığına dair bir ibare vardır?

Daha da öncesinde şu soruyu sormak gerekir, BTK kayıtlarındaki verilerde bu kadar aykırılık ve problem varken, tuzak ıpler, bir genel ıp adresinin nat yoluyla 20 ye yakın numaraya tanımlanabilmesi vs. sırf bu kayıtlara dayanarak kişilerin bylock kullanıcısı olduğunu iddia etmek ne kadar mantıklıdır?

Genelde Yargıtay karar analizi yaptığım yazılarımda çoğu zaman soru soruyorum sizler nezdinde Yüksek Mahkemeye. Yani üslup bu şekilde oluyor farkındayım, ancak bu hususları sizlerin de sorgulamanız için yazıyorum. Direkt olarak cevabını yazmaktan ziyade insanları biraz daha sorgulamaya ve araştırmaya itiyor diye düşünüyorum. Bu kapsamda da bylock konusunda söylenecek birçok husus vardır muhakkak. 2015/3 esas sayılı dosyanın kararı ise tam bir muamma olarak hukuk tarihinde yerini almıştır. Okuyup inceledikçe hayretler içerisinde kalıyor ve bu kararı bahse konu dairenin üyeleri ve başkanı hiç okumamış mı acaba diyorum. Bu kadar tezatın bir arada bulunması bile bu bylock konusunun enine boyuna oturulup konuşulmasını gerektiriyor… Sırf bylock konusunda bir yayın yapılması gerektiği hususunda gerekli talep gelirse bu konuyu etraflıca ele almak gerektiğinin düşünüyorum. Sağlıcakla kalın diyelim…

Fatih ALKAN

Yargıtay
16. Ceza Dairesi

 Esas : 2017/1800

Karar : 2017/4837
Tarih : 19.07.2017

(5237 s. TCK m. 220, 314)

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Hükmolunan cezaların süresine göre şartları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299 uncu maddesi uyarınca REDDİNE,

Duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda; sanık Caner İ..’nun 546 896 .. .. numaralı telefon hattında BYLOCK programının yüklü olduğu, sanığın evinde yapılan aramalar sonucu tutulan tutanaklar, banka kayıtları ve tanık beyanları kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına KARAR VERİLMİŞTİR.

YARGITAY 16. Ceza Dairesinin 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; “…ByLock uygulaması, güçlü bir kripto sistemiyle internet bağlantısı üzerinden iletişim sağlamak üzere, gönderilen her bir mesajın farklı bir kripto anahtarıyla şifrelenerek iletilmesine dayanan BİR SİSTEMDİR. Bu iletişim programı özel bir server üzerinden yalnız örgüt üyelerinin kullanabileceği özel bir yazılım olarak üretilen, üyelerin deşifre olmadan özel bir şifreleme yöntemi kullanarak kendi aralarındaki iletişimini sağlayan BİR PROGRAMDIR. Özetle ByLock, kripto sistemiyle internet üzerinde haberleşmeyi sağlayan BİR SİSTEMDİR.

ByLock iletişim sisteminde iki kullanıcı arasında iletilen verilerin kripto grafik algoritması kullanılarak şifrelendiğinin belirlendiği, kripto grafik algoritmanın bir tür açık anahtarlı/asimetrik şifreleme algoritması olduğu ve biri gizli diğeri açık olmak kaydıyla iki adet anahtar kullanılarak şifreleme yaptığı, bu şifreleme kullanıcılar arasında bilgi aktarırken bu yolda üçüncü kişilerin bilgiye ulaşmasının hacklemesini engellemeye yönelik bir güvenlik sistemi olduğu TESPİT EDİLMİŞTİR.
ByLock indirilmesi yeterli olmadığından, bu programın kullanılması için özel kurulum gerektiği, ByLock uygulamasına kayıt işlemlerinin programın, internetten indirme, taşınabilir hafıza kartları, bluetooth uygulamaları vb. yöntemlerle kullanılmak istenilen telefona yüklenebildiği, istisnai olarak 2014 yılı başlarında bir süre herkesin yüklemesine açık olduğu, daha sonra ise ifadeler, mesaj ve maillerde geçtiği gibi, örgüt mensubu aracılar USB bellek, hafıza kartları ve bluetooth kullanılarak yüklemeler YAPILDIĞI ANLAŞILMIŞTIR. Programı indirmenin mesajlaşma için yeterli olmadığı, mesajlaşmanın gerçekleşmesi için sistem tarafından kayıt olan kullanıcılara otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik numarası) numarasının bilinmesi ve karşı taraftan onaylanması gerektiği, aksi halde kişiler listesine eklenemeyeceği ve mesajlaşma içeriğinin gerçekleşmeyeceği, programın kayıt esnasında kullanıcıdan sadece bir kullanıcı adı ile parola üretmesini İSTEDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR.

Arkadaş ekleme işlemi, anılan uygulamaya kayıt olurken kullanıcı tarafından verilen “kullanıcı adı” (kodu/rumuzu) olarak isimlendirilen şahsa özel kodun girilmesi SURETİYLE GERÇEKLEŞTİRİLMEKTEDİR. Uygulama üzerinde telefon numarası veya “ad soyad” bilgileriyle arama yapılarak kullanıcı eklenmesine İMKAN BULUNMAMAKTADIR. Diğer taraftan ByLock’ta muadil veya yaygın mesajlaşma uygulamalarından bulunan; telefon rehberindeki kişilerin uygulamaya otomatik olarak eklenmesi ÖZELLİĞİ BULUNMAMAKTADIR. Kullanıcıların birbirleriyle ByLock uygulaması üzerinde iletişime geçebilmeleri için tarafların birbirlerinin “kullanıcı adı/kodu” bilgilerinin bilmeleri ve her iki tarafından diğerini arkadaş olarak EKLEMESİ GEREKMEKTEDİR. Kısaca, programı kullanmak için ilk önce konuşulacak kişinin ID’sinin eklenmesi gerektiğinden, isteyen her kişinin istediği zaman bu sistemi kullanma imkanının OLMADIĞI ANLAŞILMAKTADIR.

Uygulama üzerinde sesli arama, e-posta iletimi, yazılı mesajlaşma ve dosya TRANSFERİ GERÇEKLEŞTİRİLEBİLMEKTEDİR. Bu şekilde kullanıcıların örgütsel mahiyetteki haberleşme ihtiyaçlarının, başka bir haberleşme aracına ihtiyaç duymadan gerçekleştirdikleri, gerçekleştirilen haberleşmenin cihaz üzerinde belirli sürelerde manuel işleme gerek duymaksızın otomatik olarak silinmesi kullanıcıların haberleşme güvenliği bakımından silmeleri gereken verileri silmeyi unutsa dahi sistemin gerekli tedbirleri alacak şekilde programlandığı, böylece ByLock uygulamasının olası bir adli işlem neticesinde cihaza el konulması durumunda dahi uygulamada yer alan kullanıcı listesindeki diğer kullanıcılara ve uygulamadaki haberleşmelere ilişkin geçmiş verilere erişimi engelleyecek şekilde kurgulandığı, ayrıca uygulamaya ait sunucu ve iletişim verilerinin, uygulama veri tabanında kripto olarak saklanmasının, kullanıcının tespitinin önlenmesi ve haberleşme güvenliği için alınan güvenlik tedbiri mahiyetinde olduğu TESPİT EDİLMİŞTİR.

ByLock uygulamasının 46.166.160.137 IP adresine sahip sunucu üzerinde hizmet SUNDUĞU GÖRÜLMÜŞTÜR. Sunucu yöneticisi uygulamayı kullananların tespitini zorlaştırmak amacıyla 8 adet ilave IP adresi (46.166.164.176, 46.166.164.177, 46.166.164.178, 46.166.164.179, 46.166.164.180, 46.166.164.181, 46.166.164.182, 46.166.164.183) kiralayıp kullanıma sunduğu tespit edildiği;

ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle yapıldığı ve haberleşmenin içeriğinin TESPİTİ MÜMKÜNDÜR. Bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığının belirlenmesi kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti İÇİN YETERLİDİR. Haberleşmenin kimlerle yapıldığı içeriğinin tespit edilmesi kişinin yapının (terör örgütü) içindeki konumunu tespit etmeye YARAYACAK BİLGİLERDİR. Diğer bir deyişle kişinin örgüt hiyerarşisi içerisindeki konumunu (örgüt yöneticisi/örgüt üyesi) tespit etmeye YARAYACAK BİLGİLERDİR.

ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanılması amacıyla oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan bir ağ olduğunun somut delillere dayanması nedeniyle, bu ağa dahil olan sanıkların ağ içinde başka bir kişi/kişilerle yaptığı görüşme içerikleri olması da gerekmez.

ByLock iletişim sistemi, yukarıda açıklanan somut delillerle kanıtlandığı üzere, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren DELİL OLACAKTIR…”

1-Bu kapsamda; sanığın ByLock uygulamasını kullandığının teknik verilerle tespit edilmesinin gerektiği ve bu nedenle sanık C..’nun (TC: 3..) üzerine kayıtlı olan ve kendisinin kullandığını beyan ettiği 0546.. nolu 35961004294296 İMEİ numaralı hat ile ByLock programına ilk kullanım tarihi olan 13.10.2015 tarihinden son kullanım tarihine kadar (23.01.2017 tarihli tutanaktan şahsın son kullanma tarihi tespit edilemediği) ByLock uygulamasına ait IP adresine (46.166.160.137, 46.166.164.176, 46.166.164.177, 46.166.164.178, 46.166.164.179, 46.166.164.180, 46.166.164.181, 46.166.164.182, 46.166.164.183) kaç defa bağlandığının ilgili GSM şirketi tarafından tespit edilmesine yönelik Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumuna müzekkere yazılarak gelen yazı cevabına göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırmayla karar verilmesi,

2-Kabule göre de; mahkumiyete esasa alınan belirleyici delillerden biri olan ByLock uygulamasının sanık tarafından kullanıldığının tespiti için YEREL MAHKEMECE, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yazılan 07.02.2014 tarih ve 2006/317 esas sayılı müzekkere cevabı beklenilmeden, programa erişimin terör örgütü üyelerinin kendi aralarında kurulum dosyasını birbirlerine yüklemeleriyle sağlanabilecek olmasının yeterli olacağı şeklindeki gerekçeyle karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi;

Kanuna aykırı, sanık müdafii ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün CMK’nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süreler ve suç vasfı da dikkate alınarak müdafiinin tahliye taleplerinin reddine, sanığın tutukluluk halinin devamına, 19.07.2017 tarihinde OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.

Yargıtay Karar Metni Kaynak:  Memurlar.net

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 4 Ocak 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın