Yargı Süreci Bitmiş Değil

yorumsuz
3.453
Yargı Süreci Bitmiş Değil

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bugün vermiş olduğu ve gerekçesini açıklamadığı karar üzerine; münferit olarak gelen birçok soru üzerine genele hitap eden bir açıklama yapılması gerektiği kanaatine vardım. Öncelikle bu sürecin başından beri bylock kullandığı iddiasıyla adli işlem görenlere ayrıca yüklenilmesi ve yargılama şartlarının diğerlerine nazaran daha ağır tutulması hususunu aklımızdan çıkarmayalım.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bugünkü kararını açıklamasından bir gün önce Adalet Bakanının yapmış olduğu açıklamayı da göz önünde bulunduralım. Böylesi bir açıklama yapılması akabinde verilmiş olan karar sonrası birçok insan hayal kırıklığına uğruyor, şimdi ne olacak diye panikliyor, tükendik bittik mahvolduk diyor… Öncelikle bir yılı aşkın süredir devasa şekilde kamuoyu önüne çıkarılan ve darbe, cemaat, terör örgütü gibi kavramlarla özdeşleştirilmiş olan ‘bylock’ programının kamuoyundan tabiri caizse bir çırpıda silinip üzerine kalın bir sünger çekilmesini beklemiyorduk değil mi?! Eğer bu kavram da cezalandırılma sebebi olarak sayılmazsa bu davalar çöker! Bu yüzden böylesi bir kararı yadırgamayın lütfen. Şu ana kadar gerek platform içerisinde gerek sosyal çevremde hep realist bir hukukçu oldum ve böylesi durumlara takılmadım. Size tavsiyem bu tür kararlara takılıp moral ve motivasyonunuzu kırmayın.

Bu kararın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca bozulması ve bylock’un terör örgütü üyeliği için cezalandırılma bakımından yeterli delil sayılması tam anlamıyla terör örgütünden ceza verebilmek için başka bir delil bulunamadığının göstergesidir. Yani örgüt hiyerarşisi bakımından bir şema oluşturulamaması sebebiyle kişiler arasında ancak bu program ile irtibat kurulabiliyor demektir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin kararı sonucunda verilen cezanın az bulunarak bozulması sonucu ilgili daire yeniden yargılama yapacak ve yargılama sonucu verilecek olan bu karar da temyiz mahiyetinde incelenmesi bakımından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun önüne yeniden gelecektir. Bu kararın onanmayıp bozulması ise tamamen AİHM’in önüne verilen kararların biraz daha geç götürülmesini sağlamaktır. Yargıtay verilen cezayı onasaydı, bireysel başvuru yolları kullanılarak AYM ve AİHM’e başvuru yapılacaktı. Bu çerçevede Yargıtay Ceza Genel Kurulunun vermiş olduğu karar; 16’ncı Ceza Dairesi yeniden yargılama yaparken yerel mahkemelerin de bu Genel Kurul kararına istinaden ceza verebilmesini sağlamaktır.

Tüm bu olaylar çerçevesinde, terör örgütü üyeliği suçlamasıyla yargılanan insanların aklanmasının Türk yargı mercilerinde olması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla hakkınızda Ağır Ceza Mahkemelerince karar verilse bile yargılama süreci sizler açınızdan bitmemiş demektir. Ağır Ceza Mahkemelerinin ceza vermesiyle birlikte sürecek olan Bölge Adliye Mahkemelerindeki İstinaf süreci, Yargıtay’daki temyiz süreci ve sonrasında gerçekleşecek olan bireysel başvuru süreçlerini de yürütmeye yetecek hukuki donanıma sahip olmanız gerekir. Tutmuş olduğunuz veya tutacağınız avukatlarınızla olacak hukuki birlikteliğiniz çok kısa sürmeyeceği için, avukat tutarken de mevcut avukatlarınızla devam ederken de bu uzun vadeli hukuki süreci göz önünde tutun lütfen. Haklarında ceza içeren karar verilen kimseler de bu durumu kabullenip cezaya razı olmak mahiyetinde ümitsizliğe düşmesinler. Eğer gerekiyorsa ceza verildikten sonra da hukuki yardım almalısınız. Tekraren belirtmek gerekiyor ki Türk yargı mercilerinde aklanmak çok mümkün gibi görünmüyor. Avrupa hukukuna ve Evrensel Hukuk Normlarına aşina olmak gerekiyor bu yüzden.

Önümüzdeki altı ay içerisinde yoğunluğunun artmasını beklediğim ‘örnek temyiz ve istinaf başvuru dilekçesi’ talepleri bakımından da şimdiden açıklama yapmak gerektiğini düşünüyorum. Şöyle ki; her mahkemenin vermiş olduğu gerekçeli karar ve bu gerekçeli kararda hükme esas alınan kesin ve takdiri deliller ile delillerin değerlendirilmesi her hakime göre farklılık göstereceği için kesinlikle ve kesinlikle örnek dilekçelerle bu durumu geçiştirmeye çalışmayın lütfen. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gittiğinde dosyanız sizin tarafınızdan belirtilmesi gereken her şey belirtilmiş olsun ve yapılması gereken hukuki girişimler yerine getirilmiş olsun. Yani mahkemenin vermiş olduğu karardaki hukuka aykırılıkları ve sair hususları dilekçelerinizde belirtmeniz gerekir. Bu tespit de ancak mahkeme kararlarındaki hukuki eksiklikleri tespit edebilecek hukukçular tarafından yapılabilir. Bu yüzden istinaf ve temyiz dilekçelerinize ayrıca özen gösterin ve hukuki destek alın mümkünse… Yargı kapsamında hukuka uygun olarak devam ettirdiğimiz hukuki mücadelemiz hakkımızı alana kadar tüm suçsuz ve masum kişiler bakımından da devam etsin diyelim ve kolaylıklar dileyelim.

Fatih ALKAN
Hukukçu

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 26 Eylül 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın