Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 5

1 yorum
4.162
Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 5
          OHAL ve KHK intiharları yazısının devamı…
21) Cahit Korkmaz, 44 yaşında bir polisti, namaz kıldıktan sonra dinlenme odasında kalbine ateş ederek intihar etti. “Namaz kılıyorum diye beni de FETÖ operasyonlarına dahil ederler mi, hapse atarlar mı, ailem perişan olur mu?” “Aileme bir şey olmasın. Onları üzecek bir şey yapmadım”
22) İrfan Kızılarslan, albaydı, ihraç edildikten sonra tutuklandı. Cezaevinde ayakkabı bağcığı ile hücrede kendini pencereye asarak intihar etti.
23) Burak Açıkalın, İstihbarat Daire Başkanlığında mühendisti. Milli İstihbarat Teşkilatının 20 bin kişilik FETÖ listesini örgüte sızdırdığı ve “Fuat Avni” isimli Twitter kullanıcısına bilgi aktaran isimlerden olduğu iddia edildi. Cezaevinde intihar etti.
24) Hasan Hüseyin Can, 46 yaşında ve 2 çocuk babası bir polisti. FETÖ üyeliği gerekçesi ile önce açığa alındı, ardından gözaltına alındı ve kontrol şartı ile serbest bırakıldı. 30 Kasım’da evinde intihar etti.
25) Mehmet Oldum, 34 yaşında bir polisti. FETÖ soruşturması kapsamında açığa alınınca evinde kendini asarak intihar etti.
26) Hayrullah Tamtürk, 40 yaşında bir polis / komiser yardımcısıydı. FETÖ iltisakı iddiasıyla ihraç edildi. Eşi ve çocuklarıyla gittiği kayınpederinin evinde, kendini asarak intihar etti.
27) Orhan Çetin, doktordu. FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındı, çalıştığı hastanenin 10. katından atlayarak intihar etti.
Mesai arkadaşı Gürbüz Güngör : “Bir yıldır tanıyorum. Bir karıncayı bile incitmezdi. Laboratuvarda sadece doktorluk yapmazdı. Temizliğini, bilgisayarın tamirini, yapabileceği her şeyi yapardı. Bu ilk değil sağlık çalışanların için ama son olsun. Çok üzüntülüyüz. Laboratuvardaki arkadaşlarımız bugün ceset gibi çalıştılar.”
Sağlık çalışanlarının katıldığı açıklamadan: “Üzgünüz, Öfkeliyiz, OHAL Kaldırılsın, KHK’ler Geri Çekilsin”
28) Zeki Cezayirlioğlu, 23 yıllık polisti, 2 çocuğu vardı. FETÖ iltisakı iddiası ile açığa alındıktan sonra görevine iade edildi. Önce tarım ilacı içerek intihar girişiminde bulundu, ardından 1 hafta sonra ise eşi ve iki çocuğu da evdeyken tabancasıyla intihar etti.
29) Sadullah Kara, polisti. FETÖ kapsamında açığa alındı. Yetkililer, silahını ve kimliğini isteyince, tabancası ile kafasına ateş ederek intihar etti.
30) İzzet Akdağ, 3 çocuk babası bir polisti. FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındıktan sonra görevine iade edildi. Göreve başladıktan 2 ay sonra aracında tabancasıyla intihar etti.
31) Mustafa Sadık Akdağ, 34 yaşında bir yardımcı doçentti ( Diş Hekimi). FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı. Evinde tabancayla başına ateş ederek intihar etti. Arkasında, “Ölümümden kimse sorumlu değildir. Bana bir suç atıldı. Bu suçu bana atanları Allah’a havale ediyorum” yazan bir not bıraktı.
32) Fatih Ezber, 36 yaşında, 2 çocuk babası bir polisti. FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındı, Ocak ayında görevine iade edildi.“Aileme kaldıramayacağı bir yük yüklediğim için özür dilerim. Bana bu iftirayı atanlara hakkımı helal etmiyorum”
33) Mehmet Öztürk, 25 yaşında bir polisti. FETÖ soruşturması kapsamında ihraç edildikten sonra tutuklandı, cezaevinde gömleği ile kendini asarak intihar etti.
34) Kamil İsmail Aydın, 19 yaşında, Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü Hazırlık sınıfı öğrencisiydi. Babasının FETÖ kapsamında tutuklanmasının ardından intihar etti.
35) Hasan Erkuş, 23 yaşında bir polisti. FETÖ soruşturması kapsamında açığa alındıktan hemen sonra evinde tabancası ile intihar etti. “Ben vatan haini değilim. Vatanıma hiçbir zaman ihanet etmedim.” notunu bıraktı.

36)  Hatice Gündebahar, 60 yaşındaydı ve 2 çocuk annesiydi. Eşi geçen yıl FETÖ kapsamında tutuklandı, evinde kendini asarak intihar etti.

37) Tuğçe Ölçer, 21 yaşındaydı, Boğaziçi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü son sınıf öğrencisiydi. Babası Mehmet Ali Ölçer, FETÖ kapsamında tutuklanmıştı. Ailesiyle yaşadığı evin balkonundan atlayarak intihar etti.

                Öldüler, sessiz çığlıklarını hiç kimse duymak istemedi, atılan çamurun izinin kalacağını çamuru atan da, halk da biliyordu ama umursamadılar…Sözde bu “vatanseverlikti”, ölsündü darbeciler, ülke bir hainden daha temizlenmişti onların nazarında…Sanki darbeci olduğunu, darbeye destek verdiğini görmüş gibi eminlerdi suçlu olduğundan…

 

          “Keyfi”, iyice araştırmadan, soruşturma yapmadan, idari tasarrufla (!) “vatan haini” damgası vurulması, onlarca cana mal oldu, şimdilik…Uzun tutukluluk süreleri, bebeklerin, çocukların, hastaların, bakıma muhtaç yaşlıların ortada kalması, açığa alınan, ihraç edilen, tutuklanan “herkesin” toplum nazarında damgalanması, işe girmenin engellenmesi, ailelerin, arkadaşların dahil reddetmesi veya “biz seni biliyoruz, suçsuzsun.” demesine rağmen uzaklaşması, maddi imkânsızlıklar, avukatların savunmak istemeyişi ve fırsatçılığı, medyanın, “FETÖcülük iddiası” ifadesi yerine, “FETÖCÜ” etiketini kullanmayı çok sevmesi ( ! ), kalem tutan her elin tehlikeli kabul edilmesi, darbe girişiminin, muhalif fikirleri susturmak için “kullanılması”, itibarın ayaklar altına alınması ve bunlardan başka birçok neden, intiharlara zemin hazırlıyor…

 

               İntihar eden sayısının artmaması ve “Bağımsız adaletin” olduğu bir Türkiye’de yaşamak dileğiyle…

 

OHAL ve KHK intiharlarıyla ilgili ilk yazıyı, bağlantıdan okuyabilirsiniz.

Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 4

 

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 29 Haziran 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Türk Halkının KHK ile İmtihanı – 5 (1 Yorum)

  1. Toplum olarak kan kaybetmenin hem nedeni hem sonucudur intihar. Toplumsal dinamikleri dinamite dönüştürüp kalp akıl sağduyu ile ruhları buluşturamayanlar kin nefret hased öfke ile insanları kutuplaştırıp vicdanları karartıyor.