Tertemiz İnsanların Mağduriyeti

yorumsuz
3.498
Tertemiz İnsanların Mağduriyeti

Star yazarı Ahmet Taşgetiren, AKP Ankara Milletvekili ve Yeni Şafak yazarı Aydın Ünal’ın “Mide bulandırıcı emareleriyle, tertemiz insanların mağduriyeti ve tasfiyesiyle her gün maalesef güçlenen iddialar bunlar. Bu iddialar artık sadece FETÖ’cülerin ailelerini etkilemekle kalmıyor, sıradan insanı da vuruyor” ifadesini hatırlatarak “Aydın Ünal bunun siyasi bedeline işaret ediyor. Bence uyarıları önemsenmeli” dedi. Taşgetiren, Ünal’ın geçmişte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşma metinlerini hazırladığını hatırlattı.

Ahmet Taşgetiren’in “Yargı, Adalet, Ak Parti’ye maliyet” başlığıyla yayımlanan (6 Eylül 2017) yazısı şöyle:

“Devlet adına”en çok tartışılan alanın “Adalet” olduğu, “Adalete güven”in yüzde 30’larda seyrettiği, ya da güvensizliğin yüzde 70’lerde olduğu, buna karşılık “Adalet mülkün temelidir” öz deyişinin, kültürümüzün ana değerlerinden bulunduğu bir zamanda yeni adli yıla girdik.

Haberin devamını okumak için tıklayınız

Kaynak: t24

***

Bu haberi bize yeni bir bakış açısı getirdiği ya da büyük resmi bize anlattığı için girmedik. Merkez medya bu tür haberlerle doluyor hemen her gün. OHAL ve KHK mağdurlarına “FETÖ ile mücadelede mağduriyet algısının iktidar partisine verdiği zararlar” “Adaletsizliğin partiye bedeli” temaları üzerinden bakılıyor. Devletin üzerine inşa edildiği en büyük değer olan adalete, bir partiye vereceği zarar ya da kazanç üzerinden bakmak… Adaletsizliği ilk elden yaşayan bizleri bile, içinde bulunduğumuz durumdan daha çok tedirgin eden bir zihniyeti ortaya koyuyor: Her şey parti için!

Parti devletine dönüştüğümüze dair söylemler, muhalefetin geçtiğimiz dönemde sıkça dile getirdiği bir konuydu. Nitekim geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan da “Türkiye’nin kaderi AK Parti’nin kaderi ile bütünleşmiştir. Biz tökezlersek Türkiye tehlikeye düşer” ifadesini kullanarak muhalefetin dilini doğrulayan bir açıklamada bulunmuştur.

Bu ülkede halen adalet aramaya çalışan, bulabileceğimize dair inancımızı, mücadelemizi diri tutmaya çalışan bizlerin, tüm hesapların hala menfaat ve koltukta kalmak üzerinden döndüğünü seyretmesi her şeyden ziyade acı vericidir. Hadi siyasetçilerin bu tutumu anlaşılabilir diyebiliriz çünkü bu ülkede hiçbir zaman tersi yaşanmadı. Ne olursa olsun koltukta kalma sevdasının Türkiye’de siyaset mesleğine yapışmış bir özelliği olarak görsek bile, gazetecilerin, stk’ların, akademik ve günlük dünyadan vatandaşlarımızın her şeye partizanca yaklaşma tavrı toplumumuz için bir felaketi ifade etmektedir. Adalet isterken hakkı yerine teslim etmek, kutsal bir vazifeyi yerine getirmek yerine “partinin geleceğini düşünmek” üzerine yazılan yazıların hiçbiri malesef bizlere samimi gelmemektedir. Bu kişilerin buldukları vicdan kırıntısını partilerine değil, tüm mağdurlara tüm topluma dönük kullanmalarını temenni ediyoruz. Eylemde adaleti bulamadığımız aşikar iken, bu itibarla, belki, en azından söylemde adaleti kamuoyu nezdinde temsil edebiliriz.

Adalet parti meselesi değildir.

Devletin bekası aslen adalete bağlıdır, bir partiye değil!

KHKlı Platformu

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 7 Eylül 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın