Takipsizlik Ve Beraat Kararları

yorumsuz
11.111
Takipsizlik Ve Beraat Kararları

Yazılarıma başlarken hep hedef kitleye nasıl hitap edilmesi gerektiğini düşünürüm. Çünkü bazen sevinçli bir ruh haliyle açılıp okunduğunu düşünüyorum yazıların, bazen de tükenmişliğin vermiş olduğu sendromla.. Çünkü hissediyorum ki, bazen gerçekten yorulmuş insanlar bir olumlu bilgi kırıntısıyla karşılaşabilmek için açıyorlar metinleri bazen de hiçbir beklenti olmaksızın.. Okumak için… Sadece okumak…

İşte bu yazı belki de, bu satırlarda sizlerle beraber olmaya başladığımız ilk günden beri hukuki niteliği öncekiler kadar belirgin olmayan ilk yazımız olacak. Sürecin başından beri yaşananların genel mahiyette bir analizi veya bilgilendirmesi olacak… Beraber geçirdiğimiz süreçte hepimizin şahit olduğu bazı gelişmelerin olası etkilerini, sebeplerini ve muhtemel sonuçlarını tahlil etme fırsatı bulacağımızı ümit ediyorum.

Hem günlük hayatımda hem de sosyal medya platformlarında birçok gelişmeye tanıklık ediyorum hepimize bakan cihetiyle. Sürecin en başına gidersek mesela, şuan bu yazıyı okuduğunuz internet sitesi yokken sosyal medya gruplarında gelen sorulara cevap veriyorduk gönderiler ve yorumlarda. Herkes iddianamelerin ne zaman düzenleneceğini, yargılamaların ne seyirde gideceğini soruyordu. Koskoca bir buçuk yılı devirdik ve artık yargılamaların istinaf ve temyiz aşamasında olduğuna tanıklık ediyoruz. O zamanlarda iade lafının esamesi okunmazken şuan göreve iadeleri ve red cevaplarını konuşuyoruz. O zamanlarda tahliye haberleri bu kadar yaygın olmadığı için gerek mesaj gerekse telefon yoluyla tahliye haberleri alamıyorduk, ancak şuan bu şekilde birçok müjdeli habere tanıklık ediyoruz. Ve inanın ki bu durum şahsımı çok mutlu ediyor. Çünkü pozitif hukuk normları ve anayasal düzenlemeler çerçevesinde bir kişi hakkında somut yargılama yapılıp da o kişi hukuka uygun elde edilmiş delillerle suçlu bulunana kadar masumdur. Hukukumuzda masumiyet karinesi bunun için vardır.

Bu duruma bakan cihetiyle, süreç başından bu yana takipsizlik (kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar) ve beraat alan birçok kimse de oldu. Yani her ne kadar herhangi bir kanun hükmünde kararname ile ihraç edilmiş de olsalar, her ne kadar uzun gözaltı süreçleri de geçirmiş olsalar, her ne kadar cezaevlerinde tutuklu da kalsalar haklarında takipsizlik ve beraat kararı verilen kimseler oldu. Şu aşamada bu kimselerin isnat edilen suçları işlediklerine dair bir delil bulunamamış oldu ve suçsuzlukları kesinleşti. Bu durum, ülkemizde mekanizması biraz daha yavaş işleyen adaletin peyderpey tecelli edeceğine dair inancımızı korumamızı sağlıyor elbette.

Ancak halen haklarında iddianame düzenlenmeden bir buçuk yıldır tutuklu olan kimseler? Veya kamu görevinden çıkarılıp da kendilerine adli anlamda bir soruşturma yöneltilmeyenler? Veya türlü ithamlarla yargılaması devam eden potansiyel masumlar, yani suçsuzlar? Hukukumuzun düzenlemiş olduğu masumiyet karinesine bina ederek soruyorum bu soruları, lütfen cevaplarını araştıralım…

Hak İhlalleri Dosyası -1 Masumiyet Karinesi Buna ilişkin yapılan detaylı çalışma burada. Lütfen geleceğe dair ümit isteyen, olumlu bir gelişme hayal eden herkes okusun. Şunu hiç unutmayalım ki, Allah’ın bize bahşettiği akıl nimetini kullanıp haklı haksız ayrımını kendi vicdanımızda yapmadıkça hiçbir şey hallolmayacak.

Hem yapmış olduğumuz canlı yayınlarda hem de çeşitli metinlerde takipsizlik ve beraat alanların görevlerine geri döneceğini düşündüğümü, bunun hem hukuki olarak hem de vicdani olarak bir gereklilik olduğunu belirtmiştim. Elbette suçsuz olduğu tescillenen herkes görevine ve kamusal haklarına kavuşmalı, kavuşmalı ki geride kalan ve suçsuz bulunması muhtemel olan diğer kimselere de yol gösterici olsun. Ancak bu durum bir ayrışmaya müsaade etmemeli. Hele hele ki böylesi bir ayrışmayı ve suçlu/suçsuz tasnifini oluşturmaya çalışıp, aynı okulda öğretmenlik yapan, aynı büroda çalışan veya aynı odayı paylaşan suçsuz kimselerin birbirine düşmelerini amaçlayan kişilere asla prim verilmemeli. Çünkü sonuç itibariyle suçsuzluğu anlaşılan herkes hak ettiği şeylere kavuşacak…

Ben adaletin tecelli edeceğine, Anadolu topraklarının mayasında adaletin olduğuna inanıyorum. Bu çerçevede de gerek yapılan kamuoyu çalışmalarında, gerekse bu tip basın yayın materyallerinde suçsuz olduğu adli makamlarca tespit edilen her ferdin haklarına kavuşmaları için güçlü biçimde organizasyonlar yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu organizasyonlar bütünlük ve birlik içerisinde yapılırsa yetkili kişilere duyurulabilir. Ayrışarak ve tasnif edilerek ancak ve ancak yok olunur. Çıkarabildiğimiz cılız sesler arasında boğuluruz sadece..

Biz haklı ve suçsuz olduğuna  inanan her ferdin bu cendereden bir an önce kurtulması gerektiğine inanıyoruz. Nasıl ki khkların sırası çerçevesinde yapılan ihraç işlemi ilgilileri bakımından farklı farklı zamanlarda etkilerini gösterdiyse geri dönüşler de bu minvalde farklılık arz edecektir. Bu yüzden takipsizlik veya beraat alıp da görevine dönen her bir khklı sizlerin tabiriyle geride kalanlar için birer ‘emsal’ niteliği taşıyacaktır. Saygılarımla…

Fatih ALKAN

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 5 Mart 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın