Sözüm Meclisten Dışarı

yorumsuz
2.107
Sözüm Meclisten Dışarı

“Çalışan kadın” olmak, birçok zorluğu beraberinde getiriyor. Aynı işi yapan erkek çalışandan daha az ücret almak, hamilelik, doğum, süt izni gibi durumların işten çıkarma gerekçesi olarak kullanılması, terfilerde erkeklere öncelik verilmesi, kadın çalışandan ziyade erkek çalışanların tercih edilmesi vs.

15 Temmuz’dan sonra bu zorluklara yenileri eklendi; ihraçlar, insan hakları ihlalleri, bloke olmuş banka hesapları, tedbir konmuş mallar, delilsiz tutuklamalar/gözaltılar (sözde tedbir amacıyla!), doğumhaneden karakola götürülmeler vs. Hayatı KHK’yla dağılan kadınlar, geçinmek için iş aramaya başladılar. Bir kısmının eşi de tutuklanmıştı, çocukların sorumluluğu da vardı üstlerinde.

İhraç olan kadınların işe kabul edilme ihtimali çok az. Bunun bilincindeler ve “işime geri dönene kadar geçiçi bir işle geçimimi sağlayayım” düşüncesindeler. Ellerinden ne geliyorsa, onu kazanca dönüştürmeye çalışıyorlar. Dikiş nakış, örgü, pazarcılık vb. yapanlar oluyor. Bir yandan da düzenli bir işlerinin olması için başvurularına devam ediyorlar.

Düzenli geliri olan bir iş bulmak kolay olmuyor. Hükümet, her ne kadar özel sektörde çalışılabileceğini söylese de uygulamada böyle bir durum söz konusu değil. İhraç olan bir kadın, iş başvurusu yaptığında kurumlar/kişiler genellikle, “ihraç olanların işe alınmaması talimatı geldiğini”, korktuklarını, işe almak istediklerini ama bu nedenle ihbar edilebileceklerini, sigortalı çalıştır(a)mayacaklarını vb. söylüyorlar. Çok nadir olarak hemen iş verenler de oluyor ama bu işverenler, genelde ihraçlarda yanlışlıklar yapıldığını düşünenler.

İş başvurularında zaman zaman yaşanan bir sıkıntı var ki, çirkinliğini ifade etmeye kelimeler yetmez. Namussuz namuslular, iş arayanların çaresizliğinden faydalanmaya çalışıyor… Bu konuyu uzun zamandır yazmak istiyordum ama hem tüm işverenleri zan altında bırakmamak hem de kadınlar açısından hassas bir konu olması nedeniyle tereddüt ediyordum. Süreç uzadıkça sorun büyüdü. Bugün, o kadınlar için, namussuzlukların bilinmesi için konuyu gündeme getirmeye karar verdim.

Toplumda namuslu bilinen namussuzlar, her KHK çıkışını memnuniyetle karşılıyorlar, vatan sevgilerinden değil, kadın iş arayanları “çantada keklik” gördükleri için… Bu iş görüşmelerinde hevesleri kursaklarında kalıyorsa da, sağır kulaklara su kaçıralım.

Aşağıda örnek verilen başvuranlar, genellikle lisans mezunu, kendini yetiştirmiş, kamuda çalışmış, ihraç olmuş kadınlar. Başvuruya kadar, bu işverenlerle tanışmaları olmamış, işverenlerin bazıları, şirket sahibi bazıları esnaf, her türden insan var içlerinde.

Başvuranların bilgilerini, özel hayatın gizliliği nedeniyle paylaşmayacağım.

  • Çok güzelsiniz…(Gülümseme) İşi hemen reddetmeyin canım…İstediğiniz ücreti veririm, ailenize işi neden kabul etmediğinizi nasıl açıklayacaksınız ! (Gülümseme) Arayıp olmamış şeylerden bahsetsem ne yapacaksınız…(Gülümseme)
  • İhraç olmanız, geçmişiniz umurumda değil, ben çalışmaya bakarım. İşveren olarak bazı beklentilerim olacak tabiki. İstediğim saatte size ulaşabilmeliyim, her saat birlikte çalışabilmeliyiz (Profesyonelmiş tavrı)
  • Eşin tahliye olana kadar burada çalışabilirsin, suçluyu da, suçsuzu da tutukladılar farkındayım, çocuklarına bakarsın, her ihtiyacın için de bana gel !
  • Bu sektörde iyi kazanırsın, CV’in çok iyi, deneyim mükemmel, güzellikse güzellik… İstediğimden iyi bir elemansın, sigorta da yaptırırım…
  • Sen bekârsın, ben de bekârım, modern insanlarız…

Örnekler böyle devam ediyor. Namuslu insan, her şartta namusludur, onlara sözümüz yok, namuslu görünen namussuzlar olduğu bilinsin yeter…

“Bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 12 Eylül 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın