Polis Haftasında Polis Eşinin Buruk Mesajı

yorumsuz
1.603
Polis Haftasında Polis Eşinin Buruk Mesajı

Ben bir polis sevdim, bir polisle evlendim. Şu an bu satırları yazarken gözümden istemsizce akan yaşlar aslında vatanımız uğruna elimizden geldiğince ne büyük fedakârlıklar yaptığımızı, kendimizi bir önceki düzenimizi yaşantımızı tüm sevdiklerimizi ardımızda bırakıp koşa koşa ille de vatan! deyip gidişimizi hissettirdi yeniden bana.

İnsanlar değişiklik olsun diye askere gitmez, insanlar sadece maaşım kesilir diye görevinin başına gitmez. İnsanlar dört,beş senede bir tam alıştım dediği şehirden tası tarağı toplayıp il il keyfinden gezmez. Bu mesleği seçmiş ya da vatani görevini yerinde getirmeye gitmiş biri varsa hayatınızda iyi bilirsiniz, o kendi canından bu vatanın dirliği, salahı için çoktan vazgeçmiştir. Kim ne düşünürse düşünsün ne derse desin bana göre bu gerçek asla değişmez.

Bayrağını yurdunu seven milletin huzurunu isteyen asker-polis bu mesleği bir tek para için yapmaz. Huzurumuz için güvende hissetmemiz için kendi canını siper etmeye hazır olarak çıkar onlar kapıdan her sabah.

Benim eşim doğuda yaşadığımız ilin bir polise göre en tehlikeli mahallesinin karakolunda gecelerce nöbetler tuttu, defalarca saldırıya uğrayan bu karakola o nöbete gitti, ben evde ayrı bir nöbet tuttum dualarla. Her sabah kapıda gördüğümde bugün de ölmedim der gibi baktı yüzüme ve hasretle sarıldı hep bana. Ölüm korkusunu görmedim hiç göz bebeklerinde. Tek derdi yurdu için çalışmak, millete hizmet etmekti.

Zırhsız araçlarla gece 3-5 saatlerinde Mardin, Diyarbakır, Siirt, Bitlis, Ağrı, Bingöl, Tunceli, Şırnak yollarından dağlarından geçip görevlere gitti. O yıllarda mayınların patlamadığı tek bir gün bile yokken üstelik. Bir gün üç günlüğüne gittiği görevden gittiği günün akşamına eve geri döndü, kapıda görünce şok olmuştum. Yürümekte zorluk çekiyordu, göğsünü tuta tuta girdi eve. İçinde yaklaşık 40-50 polisi taşıyan araçları takla atıp çıkış kapısının açıldığı yöne doğru devrilmişti ve çoğu uykuda olduğu için tutunma şansı olmadığından birbirlerinin üstlerine düşmüşler, yaralanmışlardı.Benim kocamın da iki kaburgası kırıktı.

Sadece iki gün istirahat aldı, sözümü dinlemeyip iki gün sonra görevinin başına döndü. Sonra Trafik polisi oldu. Birçoğunuzun gezmeye görmeye gitmekten ürpereceğiniz yollarda 50-60 derece beyni pişiren o sıcaklarda ayağında postal, araçları durdurdu güvenlik kontrolü yaptı. İçlerinden birinin olsun bomba yüklü olması ihtimalini bile bile, korkusuzca! Bir gün bir terörist yakalanmış gömdüğü bombaların yerlerini tespiti sırasında eşimin olduğu ekibin hemen yanı başında yol kenarından koca bir mazot bidonu dolusu patlayıcı çıkartmışlardı. Telefonunda o fotoğrafı görüp sorduğumda o teröristin verdiği cevaba hala ürperiyorum!

Bunu patlatmaya fırsatım olmamıştı henüz!

Doğudaki görevimiz bitmiş çok sevdiği ilk görev yeri olan Ankara’ya tayini çıkmıştı. Tüm eşyamızı topladık biletlerimizi aldığımız 19 Temmuz’un gelmesini bekliyorduk artık. Sonra bir gün darbe oldu, herşeyden bihaber yarın izinli olmanın rahatlığıyla evde uyuyan kocamı göreve çağırdılar. Evden tüm şarjörlerini ve bir poşet dolusu mermiyi alıp benimle helalleşip GİTTİ. Hakkını helal et, gidip de dönmemek var dediğinde kulaklarıma giren o uğultuyu, yaşadığım o acıyı, içimde oluşan kara boşluğu nasıl tarif edeyim? O gitti ben sabaha kadar ağladım.

O üç gün boyunca eve gelmedi ben bir dikenin üstüne uykusuz aç susuz koridora attığım minderin üstünde onu bekledim. Geldiğinde bitap haldeydi, yaşadığı psikolojik savaş fizyolojik yıpranma üç günde yaslandırmıştı yüzünü sanki. Çok değil sadece iki saat uyuyup gitmişti geri.

Üstüne bomba da yağsa gökten, mermi de yağsa yerden yine de gitmişti… Yeminim var diyordu, yemin ederim ki öleceksem şerefimle bu vatan için öleceğim! Şehitlik mertebesi en özendiği dilinden düşürmediği hatta hayali olan bir polis ölümden korkmazdı çünkü.

Yaşamayan ne bilsin tüm bunları? Karşıdan bir çırpıda okuyup geçeceksiniz belki de bizim yaşarken ne büyük acılar çektiğimizi tahmin bile edemeden. O gün ettiğim dualardan neler beklediğimi, yaşadığım korku dolu anları bir an olsun hissedemeyeceksiniz. Onların görev yerlerine varana kadar sabah ezanları okunana dek elimde Kur’an-ı Kerim ile nasıl çaresizce ‘biz vardık görev yerimize ‘ demesini beklediğimi anlayamayacaksınız. Çünkü muhtemelen bir gün hayatınızda bu kadar kötü bir şey hiç olmayacak ve tüm bu doğruları birilerinin yanlış dediği bir yanlış götürmeyecek.

Üç yıl boyunca bin bir umutla hayallerinize koşup gece gündüz ders çalışıp kazandığınız o çok istediğiniz polislik mesleği bir gecede bir sabahın yedisinde elinizden alınmış olmayacak. Sabah alarmın çalıp ise gideceğinizi sanırken hem de kendi meslektaşlarınızın kapınızı yumruklamasıyla uyanmayacaksınız hiç bir zaman.

Düne kadar darbe günü birlikte omuz omuza belki de ölecekken, onurunuzu, silahınızı, kimliğinizi mermilerinizi teslim etmeyeceksiniz ellerinizle… Ben eminim sabahın yedisinde hayalleriniz geleceğiniz umutlarınız, yarınlarınıza bir nokta konulmayacak!

İşçi babanızın onca emeğinin boşa gitmiş gibi hissettirmesi kadar canınızı bir daha hiçbir şey böyle acıtmayacak. Sonra birçoğunuz nankörce, acımasızca aa öyle mi olmuş, öyle denmişse doğrudur canım deyip hiç tanımamış hiç korunmamış gibi davranmaya başlayacaksınız.Yaşadığımız tüm bu doğrular,bu acıtan gerçekler unutulacak, sinsice oh olmuş diyen fırsat düşkünlerine kalacak meydan.

Ölümlerden de dönmüş olsanız, canınızı siper de etmiş olsanız uğruna feda ettiğiniz tüm güzel şeylerin anısı, acısı unutulacak. Neler yaşadığımız hakkında fikri olmayan herkesin zikri olacak; çiğ süt emmiş insanoğlu bir çırpıda karalayacak üstünüzü, inanmak istediğine inanacak. Polisken sevenin çokken kapını komşun bile aralamayacak.

Ama ben dün olduğu gibi şimdi de gururla söylüyorum!Ben bir polis sevdim, sevdam dağları aştı. Ana babamı memleketimi bırakıp Türkiye’nin öteki ucuna sadece onun sevdasının peşinden gittim. İyi ki de gittim. Onun kadar olmasa da ben de memleketimin her köşesini çok sevdim. İnsanlar tanıdım buralarda görüp tanıyamadığım kadar mert, dürüst, Hakk’ı bilen Hakk’tan korkan. Hepsi için iyi ki. Ve hepsi için çok şükür.

Bugün 10 Nisan Polis Bayramı. Başta kocam olmak üzere vatanını, bayrağını insanını çok seven polisimizin bayramı! Gece, gündüz, aç, susuz, uykusuz, anadan, yârdan, KENDİNDEN geçmiş ille de vatan! demiş, her zaman her koşulda görevini kusursuz yerine getiren huzur ve güvenliğimizin teminatı şanlı Türk Polisinin bayramı!

Kutlu olsun bu vatan uğruna gözünü kırpmamış tüm polislere… FETHİ SEKİN başta olmak üzere aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun. Allah onlardan razı, onlar da bizden razı olsun inşallah.

-1Hemşire 1Polis-

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+


Eklenme Tarihi: 10 Nisan 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın