OHAL’de Esrarengiz Kayıplar

1 yorum
4.554
OHAL’de Esrarengiz Kayıplar

90’ların ölüm arabaları, Beyaz Toroslar Yerini siyah transporterlara mı bıraktı?

15 Temmuz Hain darbe girişiminden sonra açığa almalar ihraç etmeler tutuklamalar süresiz gözaltılar ile birlikte siyah transporter ile kaçırma olayları vukuu buldu.
Kaçırma olaylarını daha iyi anlamak için hafızalarımızı tazeleyip 90’lı yıllarda ki Beyaz Toros olayını hatırlayalım. 90′ lı yıllarda JİTEM üyelerinin devriye aracı olarak bilinen Beyaz Toros, ülkemizde özellikle Güneydoğu ve Doğu bölgelerinde birçok Kürt vatandaşın korkulu rüyasıydı… O araca bindirilen insanlar, bir daha geri dönememişti.
O Zaman şu soruyu sormakta fayda “ 90’ların ölüm arabaları, Beyaz Toroslar Yerini siyah transporterlara mı bıraktı?” bu soruyu bile sormak korkunç geliyor insana…
15 temmuz hain darbe girişimi demokrasimiz büyük yara almakla birlikte ondan sonra yaşanan gelişmeler sonucunda doğrudan yüz binlerce insan mağdur oldu.
Kaçırılan kişilerin aileleri tarafından konu gündeme taşınmaya çalışsa da sadece CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde kaçırılan kişilerin akıbetini ve haklarında yapılan işlemleri sormuştu.
Tanrıkulu soru önergesinde “Ankara’da ilki 15 Temmuz Darbe Girişiminden önce, altısı ise darbe girişiminin ardından yedi kişi birçok benzerlikler içeren yöntemlerle kaçırılmıştır. Bu kişilerden bir daha haber alınamamış, kaybolanların, kaçırılanların yakınları topladıkları delillere, güvenlik kamerası kayıtlarına, görgü tanıklarına karşın soruşturma açılmadığını, kolluk güçlerinin olayları soruşturmada açıkça “isteksiz” davrandığını belirtmektedirler” dedi.
Kaçırılan kişilerin ortak noktasının haklarında FETÖ soruşturması yürütülmesi ve KHK ile açığa alınmaları olduğunu belirten CHP’li Tanrıkulu “Ayrıca, güvenlik kameralarının kayıtlarına, görgü tanıklarının anlatımlarına göre, olayların hepsinde siyah renkli Volkswagen Transporter minibüs kullanılmış ve 7 kişi kamera kayıtlarında yüzleri seçilebilen kişiler tarafından izlenmiştir” ifadelerini kullandı.
Kaçırılan kişiler hakkında da bilgi veren Tanrıkulu Sunay Elmas’ın 27 Ocak 2016’da Ankara’da siyah bir transporter ile kaçırıldığı, kaçırılma anına ait görüntülerin emniyette olduğunu ancak eşinin Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yaptığı başvurulardan şu ana kadar sonuç çıkmadığı bilgisini verdi.
Kaçırılanlar arasında bulunan Mustafa Özgür Gültekin’in kaçırılmasına ilişkin Tanrıkulu “21 Aralık 2016 tarihinde saat 18.15 sıralarında Ankara Beştepe’de kaçırıldı. Ailesi çevredeki tüm kamera kayıtlarını topladı. Kayıtlarda Gültekin’in dört araç tarafından takip edildiği görülüyor. Gültekin aracından inip bir markete giriyor, alışveriş yapıp çıktıktan sonra etrafı sarılıyor ve siyah Transporter’a bindirilerek kaçırılıyor. Ailesi, kamera kayıtlarında kaçıran kişilerin siluetlerinin de açıkça belli olmasına rağmen polis tarafından etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirtiyor” ifadelerini kullandı.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu çalışanı Hüseyin Kötüce’nin Şubat Şubat 2017’de işinden çıktıktan sonra aracının bulunduğu Batıkent metro istasyonu otoparkından saat 19:00 civarında kaçırıldığını belirten Tanrıkulu “Kış ayında üzerinde bulunması gereken kabanı ve satın aldığı yaş pasta aracının arka koltuğunun üzerinde duruyordu. Polise başvuran ailenin ısrarına rağmen araçta parmak izi tespiti yapılmadığı gibi etraftaki kamera görüntüleri de toplanmadı” dedi.

“AİLELER KENDİ İMKANLARIYLA GÖRÜNTÜLERİN BİR KISMINI TOPLAYABİLDİLER”

Kapatılan Turgut Özal Üniversitesi çalışanı olan Turgut Çapan’ın 31 Mart 2017 tarihinde Yenimahalle’nin Şentepe semtinde kaçırıldığını belirten CHP’li Tanrıkulu, kaçırılan eski MİT çalışanı Mesut Geçer ve diğer kaçırılanlar hakkında şu ifadeleri kullandı:
“MİT’ten ihraç edilen Geçer, 2017 yılı Mart ayında Yenimahalle ilçesi Çakırlar semtinde arabası durdurularak kaçırıldı. Aile MİT başta olmak üzere tüm kurumlara başvurdu. Ancak başvuru dilekçelerini vermekte bile zorluk yaşadıklarını belirtiyorlar.
1 Nisan 2017, Aynı soruşturma nedeniyle kapatılan özel bir okulda çalışan öğretmen Önder Asan, Yenimahalle’nin Şentepe semtinde bir gün sonra yani 1 Nisan 2017 tarihinde kaçırıldı. Önder Asan’ın yaklaşık 2 ay önce operasyon kapsamında polis tarafından gözaltına alınmak istendiği, ancak o sırada evde olmadığı için gözaltına alınamadığı öğrenildi. Polisin çevredeki kamera görüntülerini toplamaktaki isteksizliği üzerine aileler kendi imkanlarıyla görüntülerin bir kısmını toplayabildi. Bu sırada Fatma Asan, kaçırılan eşi Önder Asan’ın aracını, lastiği kesilmiş halde kaçırıldığı yere yakın bir noktada buldu.
2005 yılından beri MİT’te çalıştığı öğrenilen Ayhan Oran’ın, Yunanistan’da görev yaptığı sırada 2016 yılı Haziran ayında Türkiye’ye çağrıldığı, 17 Temmuz 2016 tarihinde açığa alındığı, 2 Ağustos 2016 tarihinde de ihraç edildiği öğrenildi. Ailesinin verdiği bilgilere göre; Yunanistan’dan Türkiye’ye Yunan plakalı diplomatik plakalı mavi renkli Opel marka otomobille dönen Oran’ın pasaportu alındı. Ayhan Oran Yunanistan’dan izinli olarak döndüğü dönemde getirdiği otomobili kullanmayı sürdürüyordu. 1 Kasım 2017 tarihinde saat 12.38’de bulunduğu sitenin kamera kayıtlarından çıkışı görülüyor. O andan itibaren Ayhan Oran’dan bir daha haber alınamadı. Ailenin avukatının ulaşabildiği tek veri aynı gün saat 16.00’ya kadar telefonunun sinyal verdiği ve ardından sinyalin kapandığı Arabaya ne olduğu ise bilinmiyor.”

“KAÇIRILMALARIN KOLLUK GÜÇLERİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ İZLENİMİ VERMEKTEDİR”

CHP’li Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’a verdiği soru önergesinde kaçırılan isimlerin nerede olduğu, haklarında soruşturma olup olmadığı ve kaçırılmasına ilişkin herhangi bir soruşturma açılıp açılmadığını sordu.
Tanrıkulu önergesinde şu soruları da sordu:

“Bu kişilerin kaçırılmalarına ilişkin güvenlik kamerası kayıtları ve görgü tanıklarının anlatımlarının bulunmasına karşın etkili bir soruşturma neden yürütülmemektedir? Aynı aracın bütün olaylarda görünmesi, takip ve kaçırma eyleminin profesyonelce yapılması, polisin delil toplamaktaki isteksizliği, başvuruları kabul etmemesi, kaçırılan kişilerin FETÖ/PDY soruşturmasına konu olması, kaçırılmaların kolluk güçleri ya da kolluk ile bağlantılı kişiler tarafından gerçekleştirildiği izlenimi vermektedir. Söz konusu takip ve kaçırma eylemleri kimler tarafından yapılmıştır? Kaçırılma olaylarında kullanıldığı güvenlik kamerası kayıtlarında görünen araçların plakası saptanmış mıdır? Araçların kimin ya da hangi kurumun adına kayıtlı olduğu araştırılmış mıdır? Araştırılmamışsa, bunun gerekçesi nedir?”

Chp milletvekili Tanrıkulu önergeyi verdiği nisan ayında 7 kişiydi kaçırılan şahısların sayısı şimdi bu sayı 13’u buldu.
İçlerinde sadece biri diğerlerinden farklı o da sol öğrenci gruplarında üye olan Deniz Can Murat, daha sonra kendisi serbest bırakılıyor. Polis tarafından kaçırılan Deniz Can Murat ise bu saldırıların “Gençlik Var” çalışması nedeniyle gerçekleştiğini söyledi. Murat, 5 Nisan günü öğrencisi olduğu Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’de düzenleyecekleri kahvaltı için okula gittiği esnasında, polis tarafından yolunun kesildiğini ifade etti. Murat, polislerin kendisine aramasının olduğunu söylediklerini, bu nedenle araca binmesini söylediklerini kaydetti. Murat, araması olduğunun söylenmesi üzerine araca bindiğini ve Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmeyi beklediğini ancak polislerin kendisini çevre yolu civarında bir alana götürdüklerini söyledi. Polislerin, kendisine “seni terör örgütü MKP üyesi olduğun için aldık” dediğini belirten Murat, polislerin bu iddiasını kabul etmediğini, demokratik alanda mücadele yürüttüğünü söylediğini belirtti. Polislerin kendisine para teklif ettiğini söyleyen Murat, polislerin kendisine “sen zaten sefil bir haldesin” dediklerini kaydetti. Murat, İvedik Metrosuna bırakıldığını ve polislerin “Sana Digitürk mesajı atacağız, sende bizi arayacaksın, tekrar görüşeceğiz” dediklerini kaydetti.

Kaçırılan kişilerin adları,kaçılma detayları ise şöyle;

1) TURGUT ÇAPAN: Turgut Özal Üniversitesi çalışanı, 31 Mart 2017, FETO/PDY soruşturması çerçevesinde kapatılan Turgut Özal Üniversitesi çalışanı Turgut Çapan, 31 Mart 2017 tarihinde Yenimahalle’nin Şentepe semtinde kaçırıldı.

2) MUSTAFA ÖZBEN: Ankara Barosu’na bağlı avukatlık yapan Mustafa Özben, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılmadan önce Turgut Özel Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyordu. Emine Özben’in anlatımlarına göre eşi Mustafa Özben, 9 Mayıs günü saat 12.30’da evinden kızını Şehit Mahmut Özdemir İlköğretim Okulu’na bırakmak için 06 GBL 51 plakalı aracıyla evden ayrıldı. Daha sonra bir ATM’den para çeken Mustafa Özben, bir marketten alışveriş yaptıktan sonra Güven Caddesi-Kıvanç Sokak kesişmesine park ettiği aracına doğru ilerlerken 3 kişi tarafından kaçırıldı.

3) CEMİL KOÇAK: KHK mağduruydu 15 haziran 2017 saat 17.30 da Ankara Altındağ da evinin yakınında 8 yaşındaki oğlunun gözü önünde araçtan indirilerek kaçırıldı. Eşinin kendi imkanları tarafından topladığı kamera görüntülerde her şey apaçık görülüyor.

4) MURAT OKUMUŞ: Mali müşavir olan murat okumuş 16 haziranda saat 18.0 kaçırılma dan beri haber alınamıyor. İzmir Bornova kaymakamlığı yakınındaki markete giderken görülen murat okumuş.ailenin kendi imkanları ile yaptığı araştırmada aynı gün aynı saatte kaçırılma hadisesi olduğunu öğrenmişler.

5) FATİH KILIÇ: KHK ile mesleğinden ihraç edilen öğretmen Fatih Kılıç’tan 14 Mayıs 2017 tarihinden itibaren ailesi haber alamamaktadır. Fatih Kılıç 14 Mayıs 2017 günü saat 23.00 sıralarında Ankara Şehirler Arası Otobüs Terminali’nden (AŞTİ) ailesini yolcu ettikten sonra ortadan kayboldu. Ailenin ısrarlarına rağmen Emniyet, AŞTİ’deki kamera kayıtlarını vermedi.

6) DURMUŞ ALİ ÇETİN: KHK ile mesleğinden ihraç edilen polis memuru Durmuş Ali Çetin, 17 Mayıs 2017’de kaçırıldı. 7 ay önce açığa alınıp daha sonra da meslekten ihraç edilen 3 çocuk babası Durmuş Ali Çetin, Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine bağlı Arıtaş Mahallesi’nde yaşadığı evden sabah saatlerinde ayrıldı ve bir daha dönmedi. Aile polisten yardım alamamaktan şikâyetçi.
Çetin 13 Gün sonra iş aramak için gittiği Hatay’da bulundu.

7) CENGİZ USTA: 4 Nisan 2017 tarihinde öğretmen Cengiz Usta kayboldu. Ailesi Emniyet’ten yardım alamayınca kendi imkânlarıyla bilgi topladı ve Usta’nın benzer yöntemlerle kaçırıldığını belirledi.

8) SUNAY ELMAS: 27 Ocak 2016, Ankara’da ikamet eden Sunay Elmas, 27 Ocak 2016 tarihinde çocuklarını Sincan’a bırakan Sunay Elmas’ın dönüşte CEPA Alışveriş Merkezi’nin önünden saat 11.00’de siyah bir Transporter ile kaçırıldığı tespit edildi. Ailesinin verdiği bilgilere göre, Sunay Elmas’ın Sincan’dan döndükten sonra aracının tüm görüntüleri MOBESE’lerde mevcut. CEPA AVM’nin önünden kaçırılma anına ilişkin görüntü de Emniyet’te. Ancak eşinin Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne yaptığı başvurulardan şu ana kadar hiçbir sonuç çıkmadı.

9) MUSTAFA ÖZGÜR GÜLTEKİN: Rekabet Kurumu çalışanı, 21 Aralık 2016, Rekabet Kurumu çalışanı Mustafa Özgür Gültekin, 21 Aralık 2016 tarihinde saat 18.15 sıralarında Ankara Beştepe’de kaçırıldı. Ailesi çevredeki tüm kamera kayıtlarını topladı. Kayıtlarda Gültekin’in dört araç tarafından takip edildiği görülüyor. Gültekin aracından inip bir markete giriyor, alışveriş yapıp çıktıktan sonra etrafı sarılıyor ve siyah Transporter’a bindirilerek kaçırılıyor.
Ailesi, kamera kayıtlarında kaçıran kişilerin siluetlerinin de açıkça belli olmasına rağmen polis tarafından etkin bir soruşturma yürütülmediğini belirtiyor.

10) HÜSEYİN KÖTÜCE: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu çalışanı Şubat 2017, Kötüce, Şubat 2017’de iş yerinden çıktıktan sonra arabasına binmek üzere geldiği Batıkent metro istasyonu otoparkından saat 19.00 civarında kaçırıldı. Kış ayında üzerinde bulunması gereken kabanı ve satın aldığı yaş pasta aracının arka koltuğunun üzerinde duruyordu. Polise başvuran ailenin ısrarına rağmen araçta parmak izi tespiti yapılmadığı gibi etraftaki kamera görüntüleri de toplanmadı.

11) MESUT GEÇER: Eski Mit çalışanı, Mart 2017, MİT’ten ihraç edilen Geçer, 2017 yılı Mart ayında Yenimahalle ilçesi Çakırlar semtinde arabası durdurularak kaçırıldı. Aile MİT başta olmak üzere tüm kurumlara başvurdu. Ancak başvuru dilekçelerini vermekte bile zorluk yaşadıklarını belirtiyorlar.

12) ÖNDER ASAN: Özel okul öğretmeni, 1 Nisan 2017, Aynı soruşturma nedeniyle kapatılan özel bir okulda çalışan öğretmen Önder Asan, Yenimahalle’nin Şentepe semtinde bir gün sonra yani 1 Nisan 2017 tarihinde kaçırıldı. Önder Asan’ın yaklaşık 2 ay önce operasyon kapsamında polis tarafından gözaltına alınmak istendiği, ancak o sırada evde olmadığı için gözaltına alınamadığı öğrenildi. Polisin çevredeki kamera görüntülerini toplamaktaki isteksizliği üzerine aileler kendi imkanlarıyla görüntülerin bir kısmını toplayabildi. Bu sırada Fatma Asan, kaçırılan eşi Önder Asan’ın aracını, lastiği kesilmiş halde kaçırıldığı yere yakın bir noktada buldu.

13) AYHAN ORAN: Eski Mit çalışanı, 1 Kasım 2017. 2005 yılından beri MİT’te çalıştığı öğrenilen Ayhan Oran’ın, Yunanistan’da görev yaptığı sırada 2016 yılı Haziran ayında Türkiye’ye çağrıldığı, 17 Temmuz 2016 tarihinde açığa alındığı, 2 Ağustos 2016 tarihinde de ihraç edildiği öğrenildi. Ailesinin verdiği bilgilere göre; Yunanistan’dan Türkiye’ye Yunan plakalı diplomatik plakalı mavi renkli Opel marka otomobille dönen Oran’ın pasaportu alındı. Ayhan Oran Yunanistan’dan izinli olarak döndüğü dönemde getirdiği otomobili kullanmayı sürdürüyordu. 1 Kasım 2017 tarihinde saat 12.38’de bulunduğu sitenin kamera kayıtlarından çıkışı görülüyor. O andan itibaren Ayhan Oran’dan bir daha haber alınamadı. Ailenin avukatının ulaşabildiği tek veri aynı gün saat 16.00’ya kadar telefonunun sinyal verdiği ve ardından sinyalin kapandığı Arabaya ne olduğu ise bilinmiyor. Yukarıdaki bilgiler Aileler tarafında iddaa edilmektedir.

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 30 Haziran 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

OHAL’de Esrarengiz Kayıplar (1 Yorum)

  1. Flu bir donemden gecilirken kayit altina alinan her bir hadise hayati onem tasimakta. Adalet hukuk kontrolu disindaki her hadise toplumu milleti devleti mazallah cokuse yikima goturur.
    Kaosun kargasanin suc eyleminin panzehiri yine kendisi olamaz.
    Ohal islemlerinden sorumlu tutulmama koruma ve guvencesiyle devletin suc aygitina donusturulme tehdidiylede karsikarsiya kalinmistir.
    Ohali olaganustu hukuksuzluklarin kanun altina alindigi halden cikarip hukuk ve adalete uygun hale getirme adina kullanilmali.
    khkplatformu vb her kurum kurulus sahis yerli yabanci ortak akil ve vicdani olusturuyor Yâradan yâr ve yardımcilari olsun