OHAL Uygulamaları Af Örgütü Raporu’nda

yorumsuz
3.905
OHAL Uygulamaları Af Örgütü Raporu’nda

Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı “Fırtınaya Göğüs Germek: Türkiye’deki Korku İkliminde İnsan Haklarını Savunmak” adlı son raporunda, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra ilan edilen ve 19 Nisan 2018 tarihinde  yeniden uzatılan OHAL’in, Türkiye’de baskı rejimini sürdürmek için araçsallaştırıldığı belirtilen ve bu duruma uluslararası kurumların sessiz kalması dolayısıyla eleştirilen raporun çarpıcı kısımlarını sizlerle paylaşıyoruz..

Raporda belirli örnekler üzerinden Türkiye’de genel durum açığa çıkarılarak, OHAL döneminde yaşanan baskılar, tutuklamalar ve ihraçlarla ilgili veriler paylaşıldı.

OHAL; İHRAÇ, BASKI VE TUTUKLAMA ARACI OLDU

Raporda yer verilen verilere göre;

*Aralarında sendikacılar ve insan hakları savunucularının da yer aldığı 107 bin kamu çalışanı, aktivizm yaptıkları ya da ifade özgürlüklerini kullandıkları için bir anda işlerinden ihraç edildi,

*İhraç edilen 100 kişi Olağanüstü Hal Komisyonu tarafından Şubat 2018 itibariyle görevine iade edildi,

*100 bin kişi açılan ceza soruşturmalarına ve muhtemel kovuşturmalara maruz kaldı,

*50 bin kişi tutuklu yargılanıyor,

*180 medya organı kapatıldı ve birçoğunun varlıklarına el konuldu,

*Temmuz 2016’dan bu yana, herhangi bir zaman diliminde sayıları 120’yi aşan gazeteci ve medya çalışanı gözaltına alındı ya da tutuklandı,

*265 akademisyen hakkında 1 Nisan 2018 itibariyle barış talep eden bir bildiri imzaladıkları için kovuşturma başlatıldı,
*1300 dernek ve vakıf kapatıldı,

KHK’LAR İPTAL EDİLMELİ

Raporun sonuç kısmında Türkiye yetkililerine seslenen Af Örgütü, çıkarılan KHK’ların ilga edilmesini talep ederek şu çağrıda bulundu:

*Bir suç işlendiğine dair inandırıcı kanıtlar olmaksızın terörle mücadele kanunları kapsamında tutuklanan Taner Kılıç, diğer insan hakları savunucuları ve sivil toplum aktörleri derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı,

*İnsan hakları savunucuları ve diğer sivil toplum aktörleri, meşru insan hakları çalışmaları nedeniyle kovuşturmaya maruz kalmamalı,

*İnsan hakları savunucularını ve diğer sivil toplum aktörlerini karalayan ve bu kişilere karşı ayrımcılık teşkil eden dilin kullanılmasından vazgeçilmeli, insan hakları savunucularının ve diğer sivil toplum aktörlerinin çalışmaları kamu önünde kabul edilmeli ve bu kişilerce yürütülen faaliyetlerin meşruiyeti tanınmalı,

*Olağanüstü hal kaldırılmalı ve ulusal güvenliğe yönelen tehditlerle mücade edilmesi için uygulanan meşru tedbirlerin ötesine geçen kanun hükmünde kararnameler ilga edilmeli,

AİHM KARARLARININ UYGULANMASI İÇİN TÜM ARAÇLAR KULLANILMALI

Avrupa Konseyi’ne:

Türkiye’de sivil toplum üzerindeki baskının ele alınması için Bakanlar Komitesi, acil toplantı ve AİHM tarafından verilen kararların uygulanmasını sağlamak da dâhil olmak üzere sahip olduğu tüm araçları kullanmalıdır dendi.

Haberin devamı için tıklayınız

Raporun tamamı için tıklayınız

Kaynak: Artı Gerçek

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 26 Nisan 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın