Kefalet İle Serbest Kalma

yorumsuz
2.496
Kefalet İle Serbest Kalma

Bu yazımızı sizlerden gelen talepler neticesinde kaleme alıyoruz sevgili okurlar… Uzun zamandır çeşitli sosyal medya platformlarından birçok kimse Ceza Muhakemesi Hukuku kapsamında kefaletin uygulanabilirliğini sorup çeşitli araştırmalar yapmakta.

Uygulamadaki ismiyle kefalet, yani güvence bedeli belirli bir meblağ olan nakdi kefalet ile şüpheli/sanığın serbest bırakılmasıdır. Bu durumda günümüzde yapılan terör örgütü üyeliği yargılamaları kapsamında da güvence bedeli ödemek suretiyle serbest bırakılma kararları verilmektedir. Bu hususu zannediyorum somut örneklerle daha önce muhtelif platformlarda gördük. Dolayısıyla terör dosyalarında bu şekilde serbest bırakma uygulanamayacağına ilişkin tezler gerçeği yansıtmamaktadır. Zaten Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanununda da bu tedbir bakımından böyle bir ayrım yapılmamıştır. Özetle belirtmek gerekirse, Ceza Muhakemesi Kanunu madde 109/3-h der ki;

h) “Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.”

Yani adli kontrol hükümlerinin düzenlenmiş olduğu maddede kişinin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının istemi üzerine böylesi bir şartla serbest bırakılabileceğini düzenlemiştir kanun koyucu.

Yine aynı kanunun 110/3. maddesinde yer alan hüküm şöyledir:

(3) “109 uncu madde ile bu madde hükümleri, gerekli görüldüğünde, görevli ve yetkili diğer yargı mercileri tarafından da, kovuşturma evresinin her aşamasında uygulanır.”

Buna göre de, kovuşturma aşamasında yargılamayı yapan Ağır Ceza Mahkemesi de sanığın talebi üzerine böylesi bir adli kontrol ile tahliyeye karar verebilecektir. Bu miktar Mahkeme tarafından yapılacak olan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucuna göre belirlenecek ve mahkemece paranın taksitle ödenmesi kararlaştırılabilecektir.

Bu bilgiler ışığında bahse konu güvence bedeli ile serbest kalma başvurusu soruşturma aşamasındaki dosyalarda şüpheli olarak bulunan kişiler bakımından soruşturmayı yürüten Başsavcılığa dilekçe vermek suretiyle yapılabileceği gibi, kovuşturma aşamasındaki dosyalar için ise yargılamayı yapan Ağır Ceza Mahkemesine verilecek aynı mahiyetteki bir dilekçe ile de yapılabilir.

Bu hususta yargılamaların yoğunluğu ve mevcut iş yükü de nazara alındığından kefaletle serbest kalma oranının soruşturma aşamasındaki dosyalar kapsamında biraz daha düşük kalabileceğini tahmin ediyorum. Kovuşturma aşamasında verilecek dilekçeler bakımından ise verilen yazılı dilekçe ile birlikte sanığın veya avukatının bu hususu etkili argümanlarla desteklemesi gerekecektir. Mücadelenin hukuka uygun ve etkili biçimde yapılabilmesi için araştırılması gereken her araştırılmalı, başvurulması gereken bütün yollar denenmelidir. Bu da iç hukuk kapsamında şüpheli ve sanıklara verilmiş olan bir imkandır. Değerlendirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Esen kalın…

Fatih ALKAN

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 29 Kasım 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın