Işığa Hasret 668 Çocuk

Işığa Hasret 668 Çocuk
    16 Haziran 2017’de “Işığa Hasret 560 Çocuk” başlıklı bir yazı yazmıştım. O yazı nedeniyle, çocukların doyduğuna, benim yazdıklarımın yalan olduğuna ve cezaevi şartlarının olabileceğinin en iyisi olduğuna dair birçok eleştiri aldım. O günden bugüne, cezaevindeki çocuk sayısı 668 oldu ve çocukların yaşam şartlarında hiçbir gelişme olmadı. Hâlâ oyuncakları yok, hâlâ annelerinin ekmeğine ortak oluyorlar, hâlâ yatakları yok, hâlâ ağladıkları için anneleriyle birlikte hücre cezası alıyorlar vs. Keyfi tutuklamalar, tutukluluk sürelerinin keyfi uzatılması gibi sorunlar nedeniyle cezaevlerindeki çocuk sayısı hızla artıyor. Benimse onların sesi olmak dışında elimden bir şey gelmiyor. Görmek istemeyenler, duymak istemeyenler için o yazıyı yeniden yayınlıyorum. Onlar çocuk, sizin çocuğunuz gibi, yeğeniniz gibi, onlardan vazgeçmeyin…
    Adalet Bakanlığı’nın resmi verilerine göre cezaevinde kalan 0-6 yaş çocuk sayısı 560. Geçtiğimiz günlerde Emin Çölaşan da bu konuyu köşesine taşıdı :
 Cezaevlerinde anneleriyle yatmak zorunda kalan “Hapishane çocukları”, üzerinde hiç durulmayan ve kimsenin bilmediği acı Türkiye gerçeklerinden biri.
Bir bebeğin / çocuğun günü koğuşta nasıl geçer ?
Çocuk, annesiyle aynı yatağı paylaşmak zorundadır, hem anne hem çocuk, iyi uyuyamaz, çocuk ağlar, diğer mahkûmlardan “Sustur şunu” sesleri yükselir, kavgalar, sürtüşmeler…
Çocuğun ne oynayabileceği oyuncakları vardır, ne de başka arkadaşları.
Cezaevlerine oyuncak girişi yasak. Cezaevi dışında büyüyen bir çocuk, oyuncak alınmasa bile, çevresinde bulduğu şeyleri oyuncağa dönüştürebilir ama cezaevinde bu mümkün değil, her şey kontrol altında.
Yemek vakti geldiğinde çocuk ve annesi, verilen ekmeği, meyveyi vs. bölüşmek zorunda, çocuk için ayrı yatak olmadığı gibi ilave ekmek de verilmiyor.
Cezaevi şartlarında temizlik asgari düzeyde, koğuşlar çok kalabalık, havalandırma yok ve çocuklar yeterince beslenemiyor, bu da çocukların sık sık hastalanmasına neden oluyor. Hastalanan çocuklar, revir günü – saati dışında, acil olmadıkça muayene olamıyor, ilaç yazılırsa da ilerleyen günlerde getiriliyor.
Çocuklar, sadece “kadınları” görüyor, erkek çocukların, karşı cins kavramı gelişmiyor. Geç konuşuyorlar, geç yürüyorlar, kendilerini ifade edemiyorlar…
Oyun / oyuncak yok, yeterince yemek yok, rahat uyuyabilecekleri bir yatak yok, açık hava, oynayabilecekleri alan vs. yok…Bir çocuğun neye ihtiyacı varsa hiçbiri yok. Sadece annesi var ama annenin de bu şartlarda ne kadar iyi bakabileceği açık.
Cezaevlerindeki çocuklar için yeni düzenlemelerin yapılması gerekiyor, varlıklarının görmezden gelinmemesi, çocuk olduklarının ve anneleri mahkûm olsa da, sıradan bir yaşamı hak ettiklerinin unutulmaması gerekiyor. Suçun içine doğan, gökyüzüne hasret 560 çocuk, her çocuk gibi iyi yetişmeyi, çocukluğunu yaşamayı hak ediyor. Bugün onlara sahip çıkalım, geleceğin suçluları olmasınlar…
Zeynep Sırdaş
Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 15 Ağustos 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın