İdil Bebekten Mektup Var

yorumsuz
2.745
İdil Bebekten Mektup Var

Merhaba, ben İdil Bebek

Size bu mektubu Ereğli T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan yazıyorum. Duydum ki hiç görmediğim sizler bizi çok seviyor ve Begüm ile beni “Özgür Dünyaya” kavuşturmak için gayret sarfediyormuşsunuz.

Begüm benim burdaki en sevdiğim arkadaşım hatta hayatım boyunca gördüğüm tek çocuk diyebilirim. Ama burda ailemiz geniş… Bir çok ablam,teyzem ve ninem var. Annemle birlikte hep beraber aynı evde kalıyoruz. Fakat babam bizimle değil. Annem onun para kazanmak için çalışmaya gittiğini söyledi, yakın bir zamanda kazandığı paralarla yeni bir ev alıp annemle beni de yanına alacakmış. Aslında babamı çok merak ediyorum, henüz onu göremedim. Annem fotoğrafını gösterdi sadece,çünkü ben doğduktan hemen sonra çalışmaya gitmiş.

Anneme bazen soruyorum “babam niçin ziyaretimize gelmiyor?” diye. Nedenini bilmiyorum ama ben bu soruyu sorunca annem gözlerini benden kaçırıyor… Aklıma o zaman “Acaba beni sevmiyor mu?” diye geliyor. Anneme bu soruyu sormayı çok istiyorum ama sormaktan korkuyorum. Bir kez sormuş ve sorduğuma çok pişman olmuştum. Çünkü bu soruyu sorunca annem çok ağladı ve bana cevap veremedi. Acaba bütün çocukların babası da benim babam gibi çalışıyor mudur?

Geçenlerde rüyamda fotoğrafla tanıdığım babamı gördüm. Yanımıza gelmiş ve beni alıp gezmeye götürüyor. Ben hem şaşırıyor hem de korkuyorum. Çünkü bugüne kadar evimizden hiç çıkmadım ki… Babam elimden tutup beni çok geniş bir yere götürüyor. Hayret… Dünyada benden ve Begüm’den başka çocuklar da varmış.

Yumuşak bir yerde yürüyorum, babam onlara çimen diyor. Halbuki ben hayatımda betondan başka bişeyin üzerinde yürümedim ki, her yeri onunla kaplı sanıyorum. Babamla birlikte çocukların çığlıklar atıp gülerek koşturdukları bir yere geliyoruz. Çocuklar merdivenden yukarı doğru çıkıp ordan  hızlıca aşağı doğru kayıyorlar. Oysa ben evde merdivenlere çıkınca annem çok korkuyordu.

Bazı çocuklarda kenarında zincir olan küçük bir tahtanın üzerine oturmuş, ayakları yere değmeden sallanıyorlardı. Bende binmek istedim o şeye ama birden aklıma annem geldi. Çünkü ben o zincirleri annemin ellerini birbirine bağlayan iki tane bileziğin arasında görmüştüm. Başka çocukları annesiyle birlikte eğlendiren, onları neşelendiren zincirler neden beni ve annemi üzüyor, ağlatıyordu? 

Babam üzüldüğümü görünce beni kucağına alıp yanağımdan öptü ve bende birden uyandım. Babam ve gördüklerim gerçek değil sadece bir rüyaymış, anladım. Acaba bende bir gün diğer çocuklar gibi gerçekten babamın elinden tutup parka gidecek, onun yanaklarından öpebilecek miyim Allah’ım? 

Evimizde çok sevdiğim bir ablam bana her gün masallar anlatır. Geçenlerde çocukların anne ve babalarıyla birlikte çok mutlu yaşadığı “Özgür Dünya” diye bir yerden bahsetti. Orada çocukların oyuncakları, bebekleri, yemek takımları, legoları olur onlarla bir sürü oyunlar oynarlarmış. Benim hiç böyle oyuncaklarım olmadı ki, niye bizim evimizde yok bunlardan?

Geniş bir aileyiz demiştim size en başta. Hep birlikte iki katlı betondan bahçesi olan bir evde yaşıyoruz. Benim ailem çok değerlidir, bu yüzden evimizde bir çok yardımcımız var. Her gün sabah ve akşam mutlaka gelir, bizim sağlığımızın yerinde olup olmadığını kontrol ederler. Bizi o kadar çok seviyorlar ki hiç bir yere yalnız göndermiyor, mutlaka bir yere giderken onlar da geliyor yanımızda. Yemeğimizi hazırlayıp odamıza kadar getirirler. Hatta manava, markete gitmemize hiç gerek yoktur, hepsini bize onlar getirir. Ayrıca evimize kötü insanlar gelmesin diye etrafını beton duvarlarla çevirip duvarların üzerine de dikenli tel koymuşlar. Neden mi? Çünkü bizi çok seviyorlar ve bize zarar gelsin istemiyorlar. Evimize de T Tipi Kapalı C.İ.K. diyorlar.

Özgür Dünyada yaşayan arkadaşlarım! Sizlere sesleniyorum.. Annelerinizi, babalarınızı çok sevin ve onları hiç üzmeyin. Oyuncaklarınızı kırmadan oynayın,parklarda çok eğlenin. Sahip olduklarınızın değerini lütfen bilin çünkü bir gün siz de benim gibi bunlardan mahrum kalabilirsiniz.

Şimdi de Özgür Dünyada yaşayan anne babalara sesleniyorum. Canınızdan çok sevdiğiniz yavrularınız hastalanınca sabahlara kadar başında bekliyor ve onlar için elinizden gelen herşeyi yapıyorsunuzdur. Onlara hediyeler, yeni kıyafetler alıyor ve mutlu etmek için gayret gösteriyorsunuzdur. Onların saçının teline gelebilecek bir zarardan endişe ediyorsunuzdur.

Şimdi size soruyorum; her çocuğun mutlu olmaya, oyuncakları ile oynamaya, parklara gidip eğlenmeye, üstünü kirletip yaramazlık yapmaya hakkı yok mudur? Bana bu hakkı vermediler. Sizler benim gibi bir çocuğun annesi ya da babası olmak ister miydiniz?

Unutmayın, bende bir çocuğum ve bunların hepsini bende istiyorum. Sizin inandığınız Allah size bir gün beni sorarsa ne cevap vereceksiniz? Bana yapılan haksızlıklara daha ne kadar sessiz kalacaksınız?

@aylakbayan_

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 27 Mart 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın