Bylock Davalarının Seyri Değişiyor Mu?

yorumsuz
10.217
Bylock Davalarının Seyri Değişiyor Mu?

Bu kriptolu yazışma programı ile ilgili ne zaman bir yazı kaleme alacak olsam hep metin girişini nasıl yapayım diye düşünürüm. Çünkü gerçekten bir hiç hükmünde olan bu program gerekçesiyle kişi örgüt üyesi olarak yargılanabiliyor. Yani şuanda Türk mühendisler bir yazışma programı yapsalar ve bunu mağazalara yükleseler, bu programın kriptolu olduğu için yazışmaların tamamen güvende olduğunu söyleseler, bu yapılan programı indiren kişi sayısı bir elin parmağını geçer mi acaba? Ya da messenger’dan veya whatsapp’tan konuştuğumuz kişilere bu programı da bir kriptolu yazışma programı olduğunu söylesek akıllarında soru işareti uyanır mı? Bylock da bunlar gibi bir yazışma programıdır. Ancak bu durumdan daha vahim olanı ise kişilerin sırf bu programı kullandıkları gerekçesiyle yargılanmalarını sağlayacak olan tespitler de içler acısı haldedir. Sadece IP üzerinden yapılan tespitler çoğu zaman gerçeği yansıtmamaktadır. Bu yüzden 113 bin kişinin bylock kullanıcısı olmadığı ancak 2017 yılı şubat ayında anlaşılabilmiştir. Teknik ve yazılım alanlarında yetkin olan arkadaşlar bu hususu değerlendirebilirlerse çok iyi olur:

TÜRKİYEDEN BİR KİŞİ VPN PROGRAMI KULLANARAK BYLOCK PROGRAMINA GİRİP YAZIŞMA YAPSA BU DURUM TESPİT EDİLEBİLİR Mİ?

Çünkü bazı iddianamelerde bu hususu da görüyoruz. Genel itibariyle bu programın salt olarak yüklenmesinin neden tek başına örgüt üyeliği için yeterli delil olamayacağını birçok değişik platformda izah etmeye çalıştım. Son zamanlarda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun vermiş olduğu kararın çeşitli haber sitelerinde çokça yer almasına binaen, sizlerden gelen taleplerin de etkisiyle bir değerlendirme daha yapılması zaruretinin hasıl olduğunu düşünüyorum.

Öncelikle daha evvel kaleme aldığımız Yargıtay’ın Bylock Gerekçelerinin Geçersizliği yazımızı okumanızda fayda var. Bahse konu Yargıtay kararını ilk çıktığı zamanda açıklamıştık, bylock hususu bu kapsamda birçok yeni gelişmeyle karşılaştı. Bazı bylock kullanıcıları hakkında yazışma çıkmaması, bazıları hakkında yazışma çıkması, hatta ve hatta bazılarının kullanıcı adının ve şifresinin bile bylock raporları üzerinde yazılı olması aklımızda çok farklı sorular meydana getiriyor. Mesela bir kişi hakkında düzenlenen raporda giriş çıkış sayısı bulunurken; başka bir kişi hakkında düzenlenen raporda baz istasyonu isimleri, yazışma metinleri, android işlem kayıtları bile yer alıyorsa burada tamamen iki farklı durum var demektir. Öncelikle bilişimciler tarafından bu hususun çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani bir kullanıcı için çok fazla sayıda ayrıntı varken, bir kullanıcı için çok az sayıda bilgi olması ve bu kişilerin yargılanmaları bakımından konumlarının aynı olması sorgulanması gereken bir konudur. Bu konuda bazı bilişimcilerin çeşitli bloglardaki yorumlarından çıkarılan sonuca göre bilinen iki farklı bylock programı olduğu tahmin ediliyor.

 

Bylock programının niteliği ve teknik anlamdaki detayları bakımından konusu açıldıkça çeşitli yorum ve mesajlarda açıklama yapmaya çalıştığım için burada ayrıca teknik detaya girmeyeceğim. Ancak bu hususta bylock’un teknik yönünün hukuk ile sentezlenmesi konusunda talep gelirse ayrıca bir çalışma yapabiliriz tabi.

Bu karar bakımından kamuoyunda yer alan bazı noktalara açıklamalı biçimde değinmek gerekmektedir. Buna göre şöyle denilmiş yargıtay tarafından:

Örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.

Bu da aslında şu demektir; içerikleri çıkarın ve bu içerikler kapsamında eğer terör örgütü üyeliği suçunu ispatlayan bir veri görürseniz buna göre ceza verin demektir. Ayrıca, ByLock’un, ‘kullanılması ve/veya kullanılmak üzere elektronik/mobil cihazlara yüklenmesi’ ise ‘suçun işlenmesine somut olayın koşullarına göre kuvvetli belirti’ sayılmıştır.

Şimdi diyeceksiniz ki bu hakimler şu kadar kere bu programı kullanmış o yüzden bu karar onanmış.. Evet kararda da belirtildiği üzere ana gerekçe bu ama bu hakimler vermiş oldukları tahliye kararları ile kendilerine yüksek oranda terör örgütü üyeliği isnadı yapılmıştı. Yani salt olarak bylock kullanmaları ana gerekçe gösterilerek ceza verilmemişti. Yargıtayın yerel mahkemelere yol gösterirken değindiği hususlar, bu programı kullanmanın yanında daha birçok delil de varsa ilgili hakkında kişiye terör örgütü üyeliğinden ceza verebilineceğidir.

Bylock isimli programı bulup çıkarmanın ise Mit’in görevi olduğu hususunda Anayasa Mahkemesinin kararını incelediğimiz AYM’den MİT Raporu Kararı yazımızda yeterince yer vermiştik zaten. Mahkemeler direkt olarak MİT’in listelerine göre işlem yapmamalıydılar, ilk süreçte sendika ve banka kullanıcıları ile üyelerinin de bylock’un yanında soruşturma konusu yapılmaları sebebi aslında bylock yüklemenin örgüt üyeliği için yeterli delil olmadığının göstergesidir. Mükerrer defa belirtmeye gerek yok diye düşünüyorum.

Yargıtay, bylock programını kullanmak örgüt amacıyla yapılırsa ve bu amaçla yapıldığı şüpheye yer bırakmayacak derecedeki teknik verilerle anlaşılırsa kişi hakkında terör örgütü üyesi olduğuna dair kuvvetli şüphe oluşmuş olur diyor. Buna göre de top mahkemelere atılmış, eğer hakimin takdir hakkı kapsamında terör örgütü üyeliği kanaatine varılırsa bunun somut gerekçelerle anlatılması istenilmektedir. Burada, hakkında bu sebeple ceza verilen kimselerin istinaf başvurularında belirtmeleri gereken husus; haklarındaki bu tespitin örgüt üyeliği için yeterli delil olamayacağıdır. Bunun çeşitli karinelerle çürütülmesi gerekir. Örneğin Bylock listesinde konuştuğunuz iddia edilen kimseler iş arkadaşlarınız ise buradan bir örgüt hiyerarşisi çıkmaz, çünkü bu kimselerle birlikte çalıştığınız da göz önüne alınırsa bu kimselerle gizlilik bakımından görüşme yapmanıza gerek yoktur, zaten bu kimselerle birçok şekilde haberleşmişsinizdir. Buradan da örgüt yapısı çıkmayacağı için bunu tahmin eden bir takım hakimler tarafından kişi hakkında ceza verilse de tahliyesine karar verilip dosyanın akıbeti Yargıtay’a bırakılmaktadır.

Ancak asıl yapılması gereken mahkemeler önünde bu programın ne şekilde delil olup olamayacağının gerek sanıklarla gerekse sanık müdafileri ile tartışılabilmesidir. Öte yandan genel örgüt üyeliği kapsamında hata kavramının mahkemelerce artık nazara alındığını ve bozma sebebi olduğunu bir kere daha belirtelim. Bu hususu tekraren gözden geçirmek gerekir, eğer mahkeme gerekçeli kararında bu yönde bir değerlendirme yapılmadıysa bunun bir bozma sebebi olduğu istinaf başvurusunda belirtilmeli ve kararın bozulması sağlanmalıdır.

Bu kapsamda bylock kullanmak veya yüklemenin salt olarak delil olabilmesi için kişinin bu programı örgütün güdümü içerisinde yüklediğinin somut delillerle ispat edilmesi gerekir.

Bu da iddianamelerde ve gerekçeli kararlarda gördüğümüz ‘örgütün haberleşme mekanizması/ağı’ gibi başlıklarda düzenlenen farazi bilgilerle açıklanamaz. Bylock kamuoyuna ilk çıktığındaki bilgiler ile şu anki bilgiler gerçekten çok farklı. Birçok değişen husus var mesela bylock kullanıcı sayısı bile 215 binden 102 bine düştü ama hakim ve savcılarımızın gerekçeli karar ve iddianamelerindeki haberleşme kısmındaki bilgileri değişmedi. E bu durumda da bahse konu kararlar ile iddianameleri okuduğumuzda hukuk adına yeterli araştırma ve muhakeme yapmadıkları için bu işlemi yapanlara karşı güvenimiz azalıyor. Bu minvalde buradan sizlerin nezdinde bir kere daha rica ediyoruz ki; bağımsız Türk Milleti adına yargılama yaparken bu milletin vakur duruşu ve tarih sahnesindeki önemini dikkate alarak yargılama yapın lütfen.. Suçsuz olabilme ihtimali bulunan herkesin hakkını gözetin, bu ülkede daha öncekiler gibi bu yargılama süreçleri de biter. Devletimiz olağanüstü halden olağan hale geri döner muhakkak ki, ancak vatandaş adliyelerde hak dağıtılmadığını, hukukun gözetilmediğini görürse kendi hakkını kendisi almaya çalışır. Bu durum da her şeyden önce kamu düzenini ortadan kaldırır. Eğer mazlumun hakkını zalimden alamazsa devlet, millet o devlete gerek duymaz. Bu yüzden bir kere daha adalet kavramının gözetilmesini temenni ediyoruz.

Fatih ALKAN

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 3 Aralık 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın