Bir KHKlının Bayramda Toplumla(köylüyle) Yüzleşmesi

6 yorum
7.603
Bir KHKlının Bayramda Toplumla(köylüyle) Yüzleşmesi

Bayram dolayısıyla yaklaşık 9 aydır gidemediğim köyüme doğru arefe günü  yola çıktım. Ramazan ayı boyunca ilk defa köyümde baba ocağında iftar açacaktım. Heyecanlı endişeli ve bir o kadar da mutluydum. Yaklaşık 2 saat süren yolculuk bana günler gibi gelmişti. Yıllarca bu yolu eğitim hayatımı devam ettirmek için onlarca defa  katetmiştim. Ama malumunuz bir gecede emeklerimiz çalındı. Melun darbe milyonlarca masumun üzerine yıkıldı.  Neyse yolculuğa devam edelim.

 

İftara dakikalar vardı ama ben hala yoldaydım. Birden telefonum da babamın aradığını gördüm. Bana’ Bir defa geliyorsun onda da geç kalıyorsun.’ diyerek aslında sevindiğini belli eden bir sitem etti.  🙂  O babam ki 1 eylulde ihraç edildiğimde benimle yaklaşık 2 ay konuşmadı. Masum olduğumu bile bile kendini kahretti. 15 gün evden dışarı  çıkmamış taki benim gözaltına alındığımı duyuncaya kadar.O an koca adam çocuk gibi ağladı. Hastanede sağlık kontrolünden elim kelepçeli şekilde geçerken bana sarılmasını size nasıl tarif edeyim. Sanki Babam ve Oğlumdaki o meşhur sahneyi yaşadık . Yıllarca baba oğul ilişkimiz hep soğuk ve mesafeliydi. Geleneksel kültürün emaresi üzerinde çoktu ve sevgisini belli edemiyordu.

Tekrar konumuza dönersek sağ salim iftara yetiştim. Tabi annem döktürmüş. Orucu annemin güzel yemekleriyle dualar eşliğinde uğurladık. Anne ve babam endişeli şekilde durumumu sordular. Bende soğukkanlı olarak hala hakkımda bir dava açılmadığını anlattım. Benim önemli olmadığımı binlerce masumun hapishanede sebepsiz yere tutuklu olduğunu onlar hakkında belirsizliğin daha kötü olduğunu anlattım. Onlarda artık neden sen demeyi bırakıp milyonlarca mağdur olduğunu söylediler. Bakış açıları süreç içerisinde çok değişmişti. RABBİME hamdettim.

Sabah bayram namazı için camiye doğru yola çıktım. Gurbetten gelenlerle birlikte çok büyük bir kalabalık vardı. Bu benim için toplumla yüzleşmek adına çok önemli bir andı. Yıllarca hep kendi çocuklarına gıpta ile gösterdikleri, herkese gösterdiğim sevgi ve saygıya hayran kaldıkları öğretmen, aralarına terörist damgası vurularak dönmüştü.

Hepiniz köylerde bayram geçirmenin zevkini yaşamışsınızdır. Namaz bitince köyün yaşlılarından başlayarak bir sıra oluşturulur. Herkes birbiriyle bayramlaşır. Birbirlerine husumeti olanlar bile bu baskıyla bayramlaşmak zorunda kalır belki de barış için bir kıvılcım yakılır.

Tabi bende sıraya yaş sıralamasına göre katıldım.  Bu arada 30 lu yaşlara işsiz olarak girdiğimi bir kez daha hissettim . Normalde  bayramlaşma seri şekilde yapılır fakat ben sıraya girince herkes benimle uzun uzun hasbihal ederek bayramlaştı. Herkes halimi hatırımı sorup geçmiş olsun dileklerini sundu. Tabi arkadan hocaaaa hızlı yav diye takılanlar oldu. O an hoca dediklerinde  hala gözlerinde ki yerimi kaybetmediğimi anladım.

 

Bayramlaşma bittikten sonra bakkal Dursun amca yanıma sokuldu. ‘ Oğlum ben senin küçüklüğünü bilirim bu köyde onlarca çocuğa sen örnek oldun.  Köyümüzde okuyan ilk çocuk sendin herkes senin peşinden gitti. Biz senin masum olduğunu biliyoruz. Mesleğine geri mutlaka döneceksin dedi.’ Ben de inşallah diyerek dua etmesini söyledim.

Yine bizimkilerle arası açık akrabam Sami emmim 🙂  yanıma gelerek ‘bu sülalede bir adam var oda sensin üzülme sakın ‘dedi.

Daha onlarca kişi benzer ifadeler kullandı. Tabi  yeni yetme genç tayfadan değişik tepkilerde aldım. Namaz kılma dedik sana o kadar diye dalga geçenlerde olmadı değil .

Mahalleye doğru ilerleyerek yaşlı teyzelerle bayramlaştım. Hepsi: senin gibi bir çocuğu nasıl attılar diye serzenişte bulundular . 🙂 Bende DUA EDİN HATALARINDAN DÖNSÜN DEDİM.

Ağır hasta olan komşumuz Mustafa  amcayı ziyaret ettim. Gelini Saniye yenge her şeyi hatırlamadığını söyledi. Ben yanına gidince hatırlamayan adam bana oğlum tekrar öğretmen oldun mu dedi ben şok!! 🙂 Dede o haliyle  her şeyi biliyormuş . acaba dedim ne desem ve ben zaten öğretmenim dedeciğim sen dua et ,merak etme beni ,sen sağlığına dikkat et dedim. Çok sevindi sonra’ nasıl o çocuğu atarlar tertemizdi o dedim ve ağladım’ dedi.

Sonra  pancar sarması saran (üzüm yaprağına bayılırım) teyzemin evine gittim.  Mahallenin orta yaş dedikoducu hanımları toplanmış. Gıybet olmaz yüzlerine de söyledim . 🙂  Hepsi birden moral verdiler. Darbe gecesi tv de izlediklerinden bahsettiler. Bende lanet darbeyi kınadım ve darbecilere en  ağır cezaların verilmesini söyledim. Ama 20 bine yakın kadının hapislerde olduğunu bahsettim. Yeni doğum yapmış kadınların tutuklandığını söyledim.  Hapishanelerde yüzlerce bebeğin olduğunu anlatınca biz niye duymuyoruz dediler. Darbeyi bunlar mı yapmış dediler. Duyamazsınız çünkü ALLAH cc den başka  mazlumun çığlığını duyan yok çünkü size duyurmaya kimsenin cesareti yok dedim. Yemin ettiler duymadık diye bende tvlerde evlilik programlarıyla hepimizi uyutuyorlar dedim L Hepsi  mazlumlara dua ettiler bunları yapanlara da sitem ettiler.

Günün sonunda kafamı yere eğmeden girdiğim köyümden huzurlu bir şekilde yaşam mücadelesinin çetin olduğu şehre doğru yola çıktım. BURADAN TUM KHKLI DOSTLARA KABUĞUNUZA ÇEKİLMEYİNİZ KENDİ CEVRENİZDEN BAŞLAYARAK UĞRADIĞINIZ HAKSIZLIKLARI MUTLAKA ANLATINIZ..

 

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 26 Haziran 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Bir KHKlının Bayramda Toplumla(köylüyle) Yüzleşmesi (6 Yorum)

  1. Gerçekten necip milletimiz gerçekleri ve yapılan haksızlıkları görüyor. Benimde gittiğim her yerde yapılanların haksızlık olduğunu söylüyor herkes. Önemli olan vicdanen rahat olmak ve Allah katında masum olmak. İnşaallah Hak yerini bulacaktır.

  2. Hocam gönlünüze,emeğinize sağlık yazınızı büyük bir keyifle okudum,canım anadolum,insanım…sağ duyu çok önemli,ALLAH hepimize sabır versin,çözülecek herşey sapla saman kendiliğinden ayrılacak

  3. Her satırı sanki yaşadıklarımın benzeri bu kör toplum bir gün gerçekleri görecek.. Allah var gam yok.. Ağladım ağladım … Rabbim sorsun bunları yaşatanlara hesabını