Bayram Temizliği

yorumsuz
1.947
Bayram Temizliği

Hiç anlam veremediğim geleneklerden biridir bayram temizliği…Pencereler, halılar silinir, dip köşe temizlik yapılır, imkân olsa her yer yıkanacaktır, öyle bir temizlik anlayışıdır bu. Bayram boyunca geçmez o temizliğin yorgunluğu. Ben, temizlikte süreklilik olduğunda bu kadar geniş çaplı bir bayram temizliğine ihtiyaç olmadığını düşünürüm. Ancak son günlerde bu görüşümde değişiklik meydana geldi, yaptıklarının temizlikten çok, misafirlerine özenle hazırlanmak olduğunu düşünmeye başladım, hak verdim onlara. Kendini harap edercesine yapılan bir temizlikten bahsetmiyorum yine de, makul ölçülerde bir bayram temizliği…”Bayram değilken bayram temizliği nereden çıktı?” diyenler olabilir, bayram değil ama bizim evde bayram tadında bir hava var bugünlerde, haliyle de bayram temizliği, sebebi misafir bekliyor oluşumuz…Hani KHKlı olmadığımız günlerde de kabul ettiğimiz türden misafir, artık misafirin anlamı başka türlü elbette, bayram havası olmasının sebebi de bu zaten…Dedikodu üretmek için KHKlı ziyaret edenleri misafir saymıyorum, belirteyim…

KHK ile ihraç edilmek, hatta açığa alınmak dahi, toplumun “somut delil olup olmamasına” bakmaksızın size düşman olması, sizden nefret etmesi ve sizi, ailenizi dışlaması anlamına gelir. Aranızdan su sızmayan dostlarınızla aranıza dağlar girer genellikle, misafir gelmez olur evinize, sürekli çalan telefonunuz çalmaz olur, tek tük sizin vatanınıza ihanet etmeyeceğinizden emin olan, güvenini dile getirmekten ve insanların bağınızı bilmesinden korkmayan birkaç arkadaşınız veya akrabanız hariç, arayan soran olmaz…Komşularınız, size ya sırtını döner ya da sizinle konuşurken görünmek istemez…Sizin çok emek vererek okul bitirdiğinizi görüp “kıskanan” akrabalarınız (imrenen değil), pek mutludur iftiraya uğrayıp işsiz kalmanızdan, itibarınızı kaybetmenizden, dışlanmanızdan…İhraç olanların banka hesaplarının genellikle bloke olduğunu bilenler, borç istemenizden korkup kaçar köşe bucak…Kısacası ihraç olarak sadece işinizi değil, geçmişinizi, emeklerinizi, hayallerinizi, sevdiklerinizi, insanlara güveninizi, sosyal yaşamınızı kaybedersiniz…

KHKlıysanız ve misafiriniz geliyorsa, üstelik yatıya kalıyorsa bu;

“Ben sana güveniyorum, kim ne derse desin, birlikte görünmekten korkmuyorum” demektir.

“Yaşadıklarını, işsiz olduğunu biliyorum, hazırlık beklemiyorum” demektir.

“Geceleri yalnız ağlayacağına, içini bana dök, birlikte ağlayalım” demektir.

“Haklarını kaybetmiş olsan da, bilgini becerini kaybetmedin, hayallerin olmalı, hayallerini benimle paylaş, birlikte hayal kuralım” demektir.

“Ne olursa olsun, küçük şeylere de sevinebiliriz, yaşıyoruz, birlikteyiz, birlikte gülebiliriz” demektir.

“İnsanlara güvenini kaybettiğini biliyorum, haklısın ama ben buradayım, benden vazgeçme” demektir.

“Adalet yerini bulana kadar, seninle birlikte mücadele edeceğim, ayrılınca seni unutmayacağım” demektir.

“İhtiyacın olduğunda -fark etmezsem- bana söyleyecek kadar rahat olmanı istiyorum, utanma, çekinme! ” demektir.

“Senin sorunların çok büyük ama benim de sana ihtiyacım var, varlığın bana güç verir” demektir.

Bir KHKlıya misafir gelmesi, bir KHKlının misafir olması, çok büyük önem taşır…Güvenmek, güvenilmek, değer görmek ve hâlâ değer görmeyi hak eden insanlar olduğunu bilmek, KHKlıları ayakta tutan şeyler…Gün geçtikçe intihar eden kişi sayısı artıyor, bazıları sadece açığa alınmış ve görevine dönmüş kişiler…Yük çok ağır ve tünelin ucunda hâlâ ışık görünmüyor. Ama bu, son değil, daha görecek günler var…Adaletin, haksızlık kılıcını kestiği günleri göreceğiz…KHKlılar hayatlarını geri alana kadar elindekilere sarılmalı, hayattan kopmamalı ve profesyonel destek alması gerektiğini hissedenler bundan kaçınmamalı, utanmamalı…

Bol misafirli ve “bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 26 Nisan 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın