Adaletsizlikte De Eşitlik Olmalı

yorumsuz
2.906
Adaletsizlikte De Eşitlik Olmalı

Son günlerde Türkiye…

Eylül 2016’da, KHK ile ihraç edilen, ardından da mide kanseri olan Ayşe Çalışkan vefat etti. 33 yaşındaki Çalışkan’ın 2 çocuğu vardı.

Dr. Hasan Orhan Çetin, FETÖ soruşturmaları kapsamında açığa alınmıştı, 30 yaşında, 10. kattan atlayarak intihar etti. Ölümünden aylar sonra telefonunda Bylock tespit edilmediği ortaya çıktı.

Balıkesir merkezli 5 ilde yapılan operasyonlarda, 70’ten fazla kadın, tutukluların zor durumdaki ailelerine yardım ettikleri için gözaltına aldı.

Cizre Cezaevi’nde tutuklu Burak Aydın’ı ziyaret eden yakınları, dönüş yolunda trafik kazası geçirdi, 4 kişi (Eşi, oğlu, annesi, otomobil sürücüsü) vefat etti. Cenazelere katılmasına izin verilmedi ama kabir ziyaretine izin çıktı !

Türkiye, daha doğrusu OHAL’den ve KHK’lardan doğrudan etkilenen insanlar, iyi habere hasret, adalete ulaşmalarıysa imkânsız gibi. AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner’e göreyse oldukça adaletle işleyen bir OHAL süreci yaşanıyor. Metiner, HabertürkTV’de, 29 Mart 2018 ‘de yayınlanan Türkiye’nin Nabzı programına katıldı. Kendisine asker, öğretmen, sağlıkçı, esnaf vb. (tam ifade alt-orta sınıf) arasında FETÖ soruşturması yürütülürken, tutuklamalar olurken neden FETÖ’nün siyasi ayağının hiç araştırılmadığı soruldu. Metiner:

“Detaylara girmeye ne kadar meraklısınız. Biz bu konuda gerekli hesaplaşmayı (kendi içimizde) yapmış bir partiyiz, tek tek isimlendirme yapmamıza gerek yok.” 

cevabını verdi. 15 Temmuz 2016’dan bu yana onlarca KHK çıkarıldı, ihraç edilenlerin bilgileri, sicil numaralarına kadar Resmi Gazetede yayımlandı. Basın, haklarında soruşturma bile açılmamış bu kişileri, “FETÖcü, vatan haini” etiketiyle duyurdu, 60 binden fazla kişi tutuklandı, 18 bini kadın, 1 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen iddianamesi hazırlanmayan çok tutuklu var. Neden tutuklandığı açıklanmadan serbest bırakılan insanlar var, tutuklu kaldıkları ayların hesabını veren yok. İhraç edilen on binlerce insan, tabiri caizse, yargılanmadan, nefret dolu, ön yargılı bir topluma, tüm tehlikelere açık bir biçimde sunuldu. Tüm yasal hakları ellerinden alındı, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun verdiği haklar göz ardı edildi. İhraç itirazlarına mahkemelerden ya “incelenmeksizin red” ya da komisyonu işaret eden cevaplar geldi, önceki Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ihraç edilenlerin hepsinin suçlu olmadığını, idari kararla ihraç ettiklerini kabul etmişti üstelik. Cumhurbaşkanı Erdoğan: “At izi, it izine karıştı” demişti üstelik…Koskoca 20 ay geçti ve çoğu KHKlıya suçlanma gerekçesi açıklanmadı, bağımsız adalete erişimleri engellendi.

Bu yüzden, Hayır Sayın Metiner ! KHKlılar, çok şey yaşadı/yaşıyor, tüm detayları bilmek istiyorlar. Kendilerinin nasıl pervasızca bilgileri paylaşıldıysa, siyasilerin de isimleri paylaşılmalı (aslında suç kesinleşmedikçe bilgi paylaşılması da yanlış ancak burası Türkiye, adaletsizlikte de eşitlik şart ! ). KHKlıların hayatı yerle bir oldu, hiç kimse, sizin dediğiniz gibi, “kendi içimizde hesaplaşalım” demedi (gerçi biz böyle bir hesaplaşma istemiyoruz, suçsuzlara adaletin bağımsız olması yetecektir ! ). O siyasiler, sırtını birilerine dayamışlar, tutukluluk, mahkûmiyet, dışlanma, işsizlik, mal varlıklarına el konulması, tedavi gecikmesi-engeli vs. yaşamıyor ama KHKlılar yaşadı…Evet Sayın Metiner, “tek tek isimlendirme yapmanıza gerek var”, siyasiler arasında çözüm bulunmasına, suçun örtülmesine, gizlenmesine değil, soruşturmaya, gerekirse tutuklamaya ve mahkûmiyete gerek var …

“Bağımsız adalet”li günler.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 3 Nisan 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın