Adalete Yürümek

4 yorum
2.735
Adalete Yürümek
           CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Haziran 2017’de, Türkiye’de “herkese” adalet için, adaletin bağımsız olması için, Ankara Güvenpark’tan İstanbul’a yürüyüş başlattı.
            Bugün yürüyüşün 3. günü, adalete dikkat çekmek isteyen vatandaşlar, sıcağa rağmen yürüyüşe katılıyor. Farklı illerden gelenler, engelliler, çocuklar, kadın – erkek her gruptan insan, “adalet” pankartıyla Kemal Kılıçdaroğlu’na eşlik ediyor.

             Yürüyüş, hem Dünya basınında, hem Türk basınında yer aldı, siyasiler, ünlüler, akademisyenler, sendikalar görüşlerini dile getirdi. Başbakan Binali Yıldırım ise açıklamasında; “…Sokakta adalet aranmaz. Türkiye bir hukuk devleti. Dolayısıyla birinci mahkeme bir karar vermiş. Bunun daha hak arama yolları devam ediyor. Yargı yolu süreçleri tamamlanmış değil. Mahkemelerin verdiği kararı beğenmesek de saygı göstermemiz lazım.dedi. Şimdi ben soruyorum:

15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine katıldığı, FETÖ üyesi olduğu veya iltisakı bulunduğu iddiasıyla, bir gecede çıkarılan KHK’lerle 150.000’den fazla kişi, kamu görevinden, savunma hakları dahi kullandırılmadan ihraç edildi. Şu ana kadar, yaklaşık 60.000 kişi tutuklandı, on binlerce gözaltı yaşandı. İhraç edilenler, 10 aydır, “Türkiye hukuk devletidir, savunmamız alınmadı, hukuki yollarla araştırılmak istiyoruz, “vatan haini” ilan etmeden önce kanıt gösterin.” diyor ancak umursanmıyorlar. Siz şimdi, Türkiye’nin hukuk devleti olduğunu söylüyorsunuz, ihraç edilenleri neden yasal süreç işlemeden vatana ihanetle damgaladınız ?

Açığa alınan, ihraç edilen, hatta tutuklanan kişilerin çoğu, suçlanma gerekçesini bilmiyor, açıklama istediklerinde de bilgilerin “Gizli” olduğu söyleniyor. Hukuk devletinde, sebep ne olursa olsun, suçlanan kişiden bu bilgiler gizlenemez. Siz neden gizlediniz ?

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 23 Şubat 2017’de CNNTürk TV’de, KHK’lerle ihraç edilen kişiler hakkında yaptığı açıklamada, “…bu kişilerin ihraç edilmesinde tümünün suçlu olmadığı, suç işledikleri veya FETÖ ile bağlantılı oldukları için değil, idari kararla görevden uzaklaştırıldığını” söyledi. Hukuk devletinde, mahkemelerin kararı geçerliyken siz nasıl “idari kararla” insanlara vatan haini damgası vurabildiniz ? İşlerini, geçmişlerini, itibarlarını, geleceklerini ellerinden alabildiniz ?

KHK ile ihraç olanlar, terör örgütü üyeliğine itiraz etmek istedi, kamu kurumlarının “yöneticilerinden” bir komisyon kurdunuz ve alınan dilekçeleri -sözde- incelediler. Hukuk devletiysek, hukuki olarak değerlendirilmesi gereken bir konuyu, alanı hukuk olmayan kişilerin kararına nasıl bırakabildiniz ? İhraca karar verenler idareci, komisyonda görevli olanlar idareci, bu, hukuktaki tarafsızlık ilkesine aykırı değil mi ?

İhraç olanlar, haklarını hukuki yollarla aramayı denedi, Anayasa Mahkemesi’ne, Danıştay’a, İdare Mahkemelerine davalar açıldı ancak siz 2. bir komisyon kurmaya ve mahkemelerden önce komisyonun değerlendirmesi gerektiğine karar verdiniz. Diğer bir deyişle kurduğunuz 7 kişilik komisyonu, adaletin üstüne yerleştirdiniz. Hukukun işlevselliğini kaybettiği bir ülkeye, “hukuk devleti” denebilir mi ?

250.000 civarı dosyayı, 7 kişilik bir komisyon kaç yılda inceleyecek ? İnsanların, tarafsız adaletle haklarını almaya çalıştıkları 17 yıl, sizce de biraz uzun değil mi !

2. Komisyonun iadeleri, neye göre yapacağı açıklanmıyor, yine gizlilik, yine belirsizlik. İhraç edilenler, yine hukuk dışı değerlendirmelerle mi karşı karşıya ?

Son 11 ayda gördüklerimiz, Türkiye’nin hukuk devleti olmaktan uzaklaştığını, adaletin baskı altında olduğunu gösteriyor…Bu şartlarda, adalet için yürümek de, adalet için tükenmek de, adalete değer…

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 17 Haziran 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın

Adalete Yürümek (4 Yorum)

  1. Hukuk normlarıyla adalete uygun olmayan süreçte icat edilen suç ve masumiyet karinesi kısır döngünsunde savruluyuruz.
    Doğru cevapları bulmak doğru soruları sormaktan geciyor.
    Neden Adalet evrensel hukuk insan hakları değilde anayasada var olan ohal hukuk(u)suzlugu (ohal in bizdeki keyfi uygulanisi) devam ediyor
    Neden 15/7 suç karmaşası üzerinden balistik inceleme otopsi yapılmıyor
    Neden ust düzey devlet yetkilileri ve sorumluları suca karismis veya ihmal ile suclu olan muktedirler uzerinden şeffaf demokratik ve hukuk içinde Adalet sağlanamıyor vb sorular ile hakki arama yolunda olmak hak ile beraber olmaktır zaten…

  2. Komisyon hangi hukuka göre çalışacak çünkü hukuk somut delillere bakar soruşturmalar hukuk zemininde yapılmalıydı. Bu komisyon hangi kriterlere göre karar verecek bu durum kamuoyuyla paylaşılmalı mutlaka açıklanmalı. Hukuk ilkesi bunu gerektirir komisyon mu hukuka uyarlanacak hukuk mu komisyona uyarlanacak.Dedikleri gibi bu ülke hukuk devletiyse Bu hukuksuzluktan geri adım atılıp insanların itibarlarını iade etmelidirler.

  3. Haksızlığa uğrayan kim olursa olsun biz mazlumun yanında olmalıyız ve KHKlılar hakkını araması için bu etkinliğe destek vermesi gerekiyor, yazınız için teşekkür ederim…