Adalet Kurultayı İzlenimlerim

Adalet Kurultayı İzlenimlerim

Çanakkale’de, 26-30 Temmuz tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Partisi tarafından gerçekleştirilen adalet kurultayına bir KHK Mağduru olarak katıldım. İzlenim ve düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle belirtmeliyim ki CHP’nin ikincisini gerçekleştirdiği “adalet” konulu organizasyonlar toplumumuzun yaşadığı şu süreçte çok büyük bir değer barındırıyor. Hiçbir siyasi simge, söylem vb. olmaksızın farklı görüşlere sahip çok değerli katılımcıların bir araya geldiği, milletvekillerinin halk ile iç içe olduğu, katılan herkesin adalet arzuladığı seçkin bir topluluk vardı. İnsanlar birbirine ve doğaya karşı oldukça saygılıydı. Basında yer alan bazı haberlerin aksine belirlenen alan dışında sigara kullanmak dahi yasaktı.

Konferans alanında sabah ve öğleden sonra olmak üzere günde iki panel, toplantı çadırlarında ise farklı konularda çalıştaylar devam etti. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu panellerin tamamını izledi. Yapılan çalışmalara halkın oldukça yoğun bir ilgisi vardı. Fırsat buldukça panel ve ilgimi çeken çalıştay konularını takip ettim. Özellikle her panel öncesi “Yaşanmış Olaylar” bölümünde Veli Saçılık gibi birinci ağızlardan dinlediğim adaletsizlik ve insan hakları ihlali örnekleri çok etkileyiciydi.

Panel ve çalıştaylar dışında ikili görüşmeler gerçekleştirdik. İlk olarak milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile kısa bir görüşme gerçekleştirdik. Kendisine hapishanelerdeki insan hakları ihlalleri ve özellikle lohusa tutukluları gündeme getirdiği için platformumuz adına teşekkür ettim.

Aykut Erdoğdu, Mahmut Tanal ve Okan Gaytancıoğlu gibi isimler de görüştüğüm ve KHKlıların içinde bulunduğu durumu anlatmaya çalıştığım milletvekillerinden. Genel olarak OHAL Komisyonu ile ilgili sorular yönelttiler. Başvurduğumuzu ancak beklentimizi yüksek tutmadığımızı dile getirdim. Onların da komisyonun çözüm getireceği inancı taşımadığını ama iç hukuk adresi olarak gösterildiği için muhakkak başvurulması gerektiği görüşünde olduklarını öğrendim.

Biz malum etikete maruz kalma pahasına size yapılan adaletsizliğe karşı dururken siz KHK Mağdurlarının sesi neden bu kadar az çıkıyor dediler. Cevap veremedim…

Cihangir İslam, İhsan Eliaçık, Gökhan Özbek gibi isimlerle de kısa hasbihal ettiğimiz isimlerdendi. Adalet kurultayında dikkat çeken diğer unsurlara değinecek olursak geçmişten günümüze yaşanan toplumsal olayların görsellerle işlendiği hafıza sokağı, katılımcıların imza attığı bir imza duvarı ve yine katılımcıların isminin yazıldığı tuğlalardan oluşturulan bir Adalet Anıtı vardı.

Hepinizin bildiği gibi aylardır Twitter’da gündeme gelmeye çalışıyoruz. Siyasi, gazeteci ve aktivistleri etiketleyerek sesimizi duyurma gayretindeyiz. Belirtmek isterim ki sadece Adalet Yürüyüşü esnasında şahsen yaptığım görüşmelerin birkaç farklı haber kaynağında yer aldığını gördüm. Ailemize, komşularımıza, yıllardır birlikte yaşadığımız onca insana derdimizi yeterince anlatamadığımız malumunuzdur. Çünkü sürekli olumsuz ve taraflı haberleri empoze ederek tüm süreç mağdurlarını hain, suçlu gibi gösteren bir medya var. Maalesef insanlar düşünce haritalarını oluştururken bizim attığımız twitleri değil ana haber bültenlerini ciddiye alıyorlar. Şu yaşadığımız süreçte sesimizi duyurabilmenin en etkili yolu hatta belki de tek yolu ana muhalefet partisi. Siyasetten medet ummak değildir bu… Siyasileşmekte değildir. Dikkatli analiz edilirse siyaset burada amaç değil, ses duyurma aracıdır.

Son olarak günümüzün en büyük adaletsizliğine konu olmuş biz KHK Mağdurlarının bu tür etkinliklere daha yoğun ilgi göstermesi gerektiğini vurguluyor; hepimize adaletli günler, bayram gibi bayramlar diliyorum…

Bahar Öğretmen

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 1 Eylül 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın