Adalet Açlığı Gündemden İnmemeli

yorumsuz
2.178
Adalet Açlığı Gündemden İnmemeli

Kıymetli KHKlılar ve OHAL Mağdurları,

Türkiye gündeminin hızlıca değişerek seçim atmosferine girişini izliyoruz birkaç haftadır. Her seçim döneminde olduğu gibi pazarlıklar, ittifaklar, adaylar, polemikler, çekişmeler arasında insanımızın gündemi şimdilik ikinci plana atılmış görünüyor. Öte yandan siyasetçiler, yetki istedikleri vatandaşlarına gelecekler ve oy isteyecekler.

Hepimizin özlemini duyduğu hukukun üstünlüğü ve adalet ihtiyacının esasında seçim üstü ve siyaset üstü bir mesele olduğunun bilincindeyiz. Ülkemizle ilgili yurtiçinde ya da yurtdışında yayınlanan hemen her insan hakları raporunda da yer aldığı üzere, hız kesmeden devam eden mağduriyetler, hak ihlalleri, işkence ve insanlığa karşı suçlar olarak tanımlanacak vakalar yaşanmaktadır.

Bunları yaşayanların kimliği, mahallesi, düşüncesi, inancı ne olursa olsun hiçbiri bir seçim, bir oy pazarlığı konusu olabilecek olaylar değildir. Ancak mevcut yöneticilerin adaletin tesisi konusunda keyfiyeti ve isteksizliği, yerlerine gelebilecek muhtemel adayların adalet konusunda gerçekten tarafsız ve bağımsız olmaları gerektiği beklentisini doğurmuştur. Bu itibarla, mağduriyetleri geçiştiren, görmezden gelen, bunlarla ilgili tek kelime ağızlarına almayan, alsa bile “mış” gibi yapan, çözümü adına bir teşebbüse girişmeyen, rüzgar estiğinde konuşan siyasilere ve temsilcilerine söylenecekler birikmiştir. Bu vaziyette bizlere seslenecek olanlara bizlerin de bir yanıt vermesi gerekir.

Öte yandan ailelerle birlikte 2 milyondan fazla seçmenin OHAL adaletsizliğini yaşadığını düşünürsek bizden kaçamayacaklarını, bizleri geçiştiremeyeceklerini söylemeliyiz. Mağdurlara karşı tavırlarını belirleyecek olanlar da yine bizleriz.

KHKlılar ve OHAL Mağduru kimliğimizle kapıları çaldıkça, partililerle ve genel toplumla yüzyüze geldikçe, programlara gidip kendimizi gösterdikçe, onları sıkıştırdıkça bir oy pazarlığına olamayacak kıymetteki haklarımız için ciddi bir baskı unsuru haline gelebiliriz.

Türkiye’nin ortalama kitlesinin demokrasiyi seçimden seçime oy atmaya indirgediği bir dönemde “benim derdim var” diyenin, hele ki böyle bir fırsat ortamında evden oturup olanları seyretme lüksü yoktur. Unutmayalım ki, bugünlerin sebebi bilinçli bir toplumun yönetime katılıp, olan biteni takip edememesinden kaynaklanmaktadır. Bu hakkını kişilere devredenin başına geleceklerden şikayetçi olmadan önce kendi sorumluluğunu özümsemesi ve gereğini yerine getirmesi gerekir.

Bu itibarla, bu seçim döneminde canı yanan, adalet arayan, mağdurum diyen herkesi yönetime katılmaya, görünür olmaya ve siyasilere kendilerini, taleplerini anlatmaya davet ediyoruz.

Sivil ölüm şartlarında, birçoğumuzun ağır koşullarda hayatımızı sürdürmeye çalıştığımızın farkındayız. Birçoğumuzun siyasetçi yüzü görmeye, derdini, isteğini binlerce defa olduğu gibi bir defa daha anlatmaya gücü olmayabilir. Ancak gerçeklik, şartlar, gündem bunu zorunlu kılmaktadır. Hele ki seçim zamanı görünür olamazsak, genel toplumun ve yönetime talip siyasetçilerin gözünde yok hükmündeyiz demektir.

Meydanı boş bırakmayalım. Elektronik ortamda, sosyal medyada ya da yüzyüze görüşmelerle yapılan her eylemin bir karşılığı olacağını düşünüyoruz.

Haklarımızı, hayatımızı birilerinin keyfine bırakmayacağımızı usanmadan gösterelim.

Adalet bize gelmeden biz ona gidelim.

KHKlı Platformu

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 4 Mayıs 2018

Konu hakkında yorumunuzu yazın