694 Sayılı KHK Değerlendirmesi

yorumsuz
4.009
694 Sayılı KHK Değerlendirmesi

694 sayılı KHK ile yapılan düzenlemelerin KHK mağdurlarına bakan yönüyle yapılan değerlendirmesinde özetle;

  • KHK’nın bütün hükümleriyle madde olarak analizinden ziyade öncelikle genel bilgileri aktarma, sonrasında ise bazı özel durumlarda ciddi düzenlemeler yapan maddelerin incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. 200’ü aşkın maddenin kahir ekseriyetinde Devletin yönetiminin icra edilmesi bakımından gerek genel gerekse kritik mahiyetteki yetkisinin Başbakandan alınarak Cumhurbaşkanına verildiğini görmekteyiz. Bu çerçevede de sembolik bir Cumhurbaşkanından icracı bir Cumhurbaşkanı profiline geçişin hedeflendiğini görüyoruz.

 

  • Hakeza uyuşturucu suçları ve diğer bazı suçlarda hapis cezasının yanında adli para cezası verilebilmesi için alternatif  ibareler eklendiğini görmekteyiz. Yani bu sayılan suçlardan dolayı sanık sıfatıyla mahkemelerde yargılanıp suçlu bulunanların cezaevine atılmaları zorlaştırılıyor.

 

  • 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda tanımlanan suçlar ile Türk Ceza Kanununun 2 nci kitap, 4 üncü kısmında 4,5,6 ve 7 nci bölümlerinde düzenlenen; “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, Düşmanla işbirliği yapmak, Devlete karşı savaşa tahrik, Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama, Yabancı devlet aleyhine asker toplama, Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma, Düşman devlete maddi ve mali yardım, Anayasayı ihlal, Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı, Yasama organına karşı suç, Hükûmete karşı suç, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan, Silâhlı örgüt, Silâh sağlama, Suç için anlaşma, Askerî komutanlıkların gasbı, Halkı askerlikten soğutma, Askerleri itaatsizliğe teşvik, Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma, Savaş zamanında emirlere uymama, Savaş zamanında yükümlülükler, Savaşta yalan haber yayma, Seferberlikle ilgili görevin ihmali, Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü, Devletin güvenliğine ilişkin belgeler, Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme,  Siyasal veya askerî casusluk, Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama, Gizli kalması gereken bilgileri açıklama, Uluslararası casusluk, Askerî yasak bölgelere girme, Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik, Yasaklanan bilgileri temin, Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini, Yasaklanan bilgileri açıklama, Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama, Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi, Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma” gibi suçlarda öngörülen 2+3 yıl olan tutukluluk süresi 2+5 olarak değiştirilerek toplam tutukluluk süresi 7 yıla çıkarılmıştır. BM İnsan Hakları Konseyince verilen ihlal kararlarının aksi yönünde olarak yapılan bu düzenleme de yapılan yargı faaliyetlerinin iyice çetrefilli bir hal aldığını ve CMK md. 100 de düzenlenen tutuklama tedbirinin cezaya dönüşmesi konusunda girişim yapıldığını göstermektedir.

 

  • KHK’nın 145 inci maddesi kapsamında düzenlenen ‘yapılan şikayetin suç oluşturmayacağının açıkça anlaşılması’ gibi ibarelerin amacı, haklarında haksız olarak suç duyurusu yapılarak adli anlamda soruşturma veya kovuşturmaya konu olan kişilerin kendilerini ihbar ve şikayet edenlere yönelik yapacakları suç duyurularını pasifize etmeye yönelik bir girişim olarak değerlendirilebilir.

 

  • Yine 146 ncı maddede milletvekillerinin yargılanması için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığında görevli bir başsavcı vekili koordinesinde, yine Ankara’daki bir Ağır Ceza Mahkemesi tarafından bakılmak üzere görev tanımı yapılmıştır. Bu çerçevede de Anayasa ile teminat altına alınan dokunulmazlık kavramı bütün suçlar bakımından kaldırılmıştır. OHAL KHK’sıyla böylesi köklü ve esaslı bir düzenlemenin yapılması elbette ki birçok mağduriyeti beraberinde getirecektir.

 

  • Olağanüstü Hal Komisyonunun düzenlendiği 685 sayılı KHK’da değişiklik yapılmasını öngören 198 inci maddede özetle; üniversitelerden ihraç edilmiş ve iadesi yapılmış akademisyenlerin İstanbul, Ankara ve İzmir illeri dışında yer alan ve 2006 dan sonra kurulmuş üniversitelere görevlendirilmesi öngörülmektedir.

İlgili KHK’nın bu sayılan maddeler gibi daha birçok maddesinde devletin yönetimini gerek siyasi anlamda gerek hukuki anlamda ilgilendiren ve idari anlamda Cumhurbaşkanına yürütme yetkisini çoğunlukla teslim eden düzenlemeler mevcuttur. Ancak bu düzenlemeler KHK mağdurlarını doğrudan ilgilendirmediği için yorumlanmasının marjinal faydasının olacağını sanmıyorum.

Son olarak ilan edilen OHAL kapsamında temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını öngören birçok KHK’nın yanında bu KHK da sanki OHAL dönemiyle sınırlı değilmiş de, bundan sonra Devletin idaresinde esas alınacak Anayasa ve yasa hükmündeymiş gibi düzenleme yapılmaktadır. Bu durum da ülkemizin normalleşmesi süreci ve yapılan ihlallerin olağan yollarla giderilmesi hususunda soru işaretleri oluşturmaktadır.

Herkesin hak ettiğine kavuşması temennisiyle… Ümidinizi kaybetmeyin.

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , ,
Eklenme Tarihi: 25 Ağustos 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın