15 Temmuz Çocukları Nasıl Etkiledi -4

15 Temmuz Çocukları Nasıl Etkiledi -4

     Türkiye’nin son 1 yılını, ihraç, tutuklama, gözaltı şeklinde özetleyebiliriz. Tam bir kaos ortamı, bir belirsizlikler denizi. Çocuklar, bu denizin ortasında oradan oraya savruldu, savrulmaya da devam ediyor. Bir annenin/babanın en değerli varlığı, çocuğudur. Ne yazık ki; ihraç olanlar veya tutuklananlar, çocuklarını istedikleri kadar koruyamadı. Bu bir yılın, çocukların kişiliklerinin şekillenmesinde etkili olmaması mümkün değil. Bu süreçten ya baş etme mekanizmaları güçlü bireyler olarak ya da güven sorunu yaşayan bireyler olarak çıkacaklar. Bu yazı dizisinin amacı, çocukların bu süreci, en az zararla atlatmasını sağlamaktı. Bize düşen görevleri bilelim ki çocuklara yardım edebilelim. Röportajın son bölümü…

ZEYNEP SIRDAŞ: Hesapların bloke edilmesi, varlıklara tedbir konulması gibi nedenlerle çok fazla maddi sorun yaşanıyor. Çocukların beklentisi aynı ama imkânlar azalmış durumda, bu konuda yaklaşım nasıl olmalı ?

KHKlı PEDAGOG: Burada biraz geçmiş deneyimler de devreye giriyor. Çocuğa alım konusunda sınır koyulmamışsa, hiç “hayır” dememişsek, şimdi de zorlanmamız beklenilen bir durum. Böyle durumlarda “Sen bu oyuncağa sahip olmak istiyorsun fakat bunu almamız şu an mümkün değil” diyebiliriz. Fakat burada en önemli şeyler söylerken kullandığımız jest ve mimikler. Ya da “Ona paramız yetmez, başka bir şey al” gibi cümleler. Çocuklar bir şey istediğinde kendisi onu elde etmek için çabalamalı. Biz de ebeveyn olarak çabalamayın fırsat vermeliyiz. Şu an alamayacağımızı ama “Almak için birlikte ne yapabileceğimizi düşünebiliriz” diyerek, belki harçlıklarını biriktirme, belki kendi isteğiyle erteleme ya da ihtiyacı olmadığına karar verme gibi durumları kendinin fark etmesi sağlanabilir. Burada önce kendi duygularımızla bahsetmeyi bilmeliyiz.

Çocuk mu istediği alınmadığında hırçınlaşıyor, yoksa ebeveyn olarak biz mi çocuğumuzun istediklerini alamadığımız için hırçınlaşıyoruz. Son halini tekrar gözden geçirmekte fayda var. Özellikle tüketim toplumu olduğunuz ve anneliğin yarış haline geldiği bu dönemde, kendimiz bile harcamalarımız kısıtlandığı için tahammülümüz azalmışken çocuklar bu durumu kabullenmek daha da zorluk yaşayacaklardır. Çocuğun davranışları bizim duygularımızın yansıması gibidir aslında. Kendimizi iyi hissetmediğimiz zamanlar elbette olacaktır. Çocuklara karşı bir tutum sergilemeye önce hangi ruh halinde olduğumuza dönüp bakmak, işimizi, ebeveynliğimizi kolaylaştıracaktır.

ZEYNEP SIRDAŞ: Annesi/babası ihraç veya tutukluluk yaşamış çocukların kişilikleri nasıl olacak ?

KHKlı PEDAGOG: Süreç belirsiz haliyle çocukların da ne yaşayacağı belirsiz. Bu sebeple çocuklara kesinlikle “baban şu kadar sonra gelecek” gibi ifadeler kullanılmamalı, “Ben de bilmiyorum, senin gibi merak ediyorum ama bu soruna bir cevabım yok” diyerek cevap verilmeli. Bu yaşadığı süreci sağlıklı geçiren çocuklar, ileride baş etme mekanizmaları güçlü bireyler olacaktır. Sağlıklı olmayan yaklaşımlara maruz kalan çocukların yaşayacağı en büyük sorun “güven” olacaktır. Kendilerine güvenli bir liman bulamayan çocuklar, bağlanma temelli sorunlarla karşılaşabilirler.

ZEYNEP SIRDAŞ: İhraç/tutuklu çocuklarıyla iletişim kuran çocukların da soruları oluyor. Ebeveynleri, bu çocukları nasıl bilgilendirmeli ?

KHKlı PEDAGOG: Çocuklar bu konularda soru sordukları zaman, net ifadelerle duygu ve düşüncelerimizi paylaşabiliriz. Karşımızdakinin bir çocuk olduğunu unutmadan ve olumsuz duygularımızı yansıtmadığını konuşmalarımızı yapmalıyız, eğer buna hazır değilsek, devlete karşı öfkemiz varsa konuşmamaya tercih etmeliyiz.

ZEYNEP SIRDAŞ: İhraç olanlara veya tutuklu yakını olanlara, son olarak neler önerirsiniz ?

KHKlı PEDAGOG: Konu çocuk olunca ebeveyn olarak çok daha kaygılı davranıyoruz, sürekli aklımızda “Acaba bu süreç onu nasıl etkiler?” sorusu hakim oluyor. Unutmayalım ki, çocuklar bizden çok daha hızlı iyileşebilirler, özellikle oyunlarına yansıtırlar, yaşadığı sorunları oyun içinde çözmeye çalışırlar. Müsaade edin, oyunlarında tüm duygularını, düşüncelerini çıkarsınlar. Duygularını kabul edin, öfkesini, sinirini, kızgınlığını kabul ettiğinizde kendini rahat ifade etme fırsatı bulacak ve sorunlarının üstesinden daha kolay gelecektir. Ebeveynler için, çocuğunuza sağlıklı koşullar sağlayamayacağınızı düşünüyorsanız, muhakkak destek almanızı öneririm. Kendinizi iyi hissettiğiniz, sağlıklı koşullar sağladığınız halde, çocuğunuzda yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu düşünüyorsanız, muhakkak çocuğunuz için destek alın.

“Bağımsız adalet” li günler dilerim.

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , ,
Eklenme Tarihi: 12 Ağustos 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın