15 Temmuz Çocukları Nasıl Etkiledi -3

15 Temmuz Çocukları Nasıl Etkiledi -3

15 Temmuz’un çocuklara etkileri, bu süreçte çocuklara nasıl yaklaşılmalı…Röportajımız devam ediyor.

ZEYNEP SIRDAŞ: Bazı öğretmenlerin, ihraç olanların ve tutukluların çocuklarını, sınıfta rencide ettiğini, arkadaşlarının yanında aşağıladığını duyuyoruz. Ebeveynler, bu konuda ne yapabilir ?

KHKlı PEDAGOG: Okulda, sınıfta beklenmedik durumlarla karşılaşılabiliyor maalesef, bazı ebeveynler durumlarını gizlemeyi tercih ederken, bazıları hemen bu durumu öğretmenle paylaşabiliyor. Burada biraz öğretmeni tanıyarak vereceği tepkiyi öngörerek hareket edilmelidir. Şunu da unutmamak gerekir ki, yaşadıklarınız elbet duyulur, öğretmenin başkasından duymasındansa sizden duymasında büyük fayda vardır.

Yine bir danışanımın başına gelen bir olaydan bahsedeyim. 4. Sınıf öğrencisi bir kızımız, anne ne de olsa son senesi kimse duymasın, okulu zaten değişecek diye kimseye söylemiyor ve her gün okula giderken çocuğumuza “Sakın kimseye söyleme” diye telkinde bulunuyor. Kızımız durur mu? Sınıfta hiç konuşmadığı bir çocuğa gidip “Biliyor musun? Benim annem ihraç oldu” diyor. Çocukların da bizler gibi paylaşmaya ihtiyacı var. Akşam eve gelince “Anne, ben bugün çok kötü bir şey yaptım” diyerek durumu anlatıyor. Annemiz panik tabi, çünkü sınıfta birçok çocuğun ebeveyni polis, çocuğu dışlanır diye korkuyor, akşamın bir saati öğretmeni arıyor ve durumu anlatıyor, öğretmenimiz duruma el atıp durumu kendi kontrol altına alıyor. Bu durumların yaşanmaması için, okulda çocuğun gözlenmesi ve takip edilmesi için öğretmenin bilmesine yarar olduğunu düşünüyorum.

ZEYNEP SIRDAŞ: İhraç ve tutuklanmalar sonrası boşananlar var, bazı çiftlerde de evlilik sorunları başlıyor, çiftler ne yapmalı ?

KHKlı PEDAGOG: Bu süreçteki boşanmalar aslında alt yapısı olan boşanmalardır. Öncesinde hiçbir sorun yaşamayan, düzenli ve kaliteli ilişkileri olan bireyler, bu süreçte de çatırdamalar olsa bile boşanmaya kadar gitmez. Tabi bazı ekstra durumlar yaşanabilir, farklı görüşlerin olması, özellikle eşi hapiste olan bayana ailesi tarafında boşanma baskısının yapılması gibi durumlar da söz konusu olabilir. Burada dikkat edilmesi gereken durum, eşlerimizle fikirleri için mi evlendik, yoksa gerçekten onu her haliyle kabul ettiğimiz için mi. Yaşam yolculuğunda görüşlerimiz, fikirlerimiz değişebilir. Aynı evde, farklı partileri tutan, yaşam felsefesi farklı olan bireyler olabilir, bunu zenginliğe çevirip çocuğumuzu bu zenginlikte büyütmek gibi bir şans varken, bu durumdan mahrum da bırakabiliriz. Tercih bize kalıyor böyle durumlarda. Bu ve benzeri durumları yaşayanların muhakkak bir çift terapisinde destek almasını öneriyorum. Eğer eş hapiste ise tek başına bireysel destek almasında çok büyük fayda görüyorum.

ZEYNEP SIRDAŞ: Ağlamak için çocuğunun uyumasını bekleyen anneler olduğunu duyuyoruz. İhraç olan veya tutuklanan kişiler, çocuklarıyla bu konuda konuşmalı mı, dertleşmeli mi ?

KHKlı PEDAGOG: Evet konuşmalı, ebeveyn konuşursa çocuk da güç alır ve kendi duygularını paylaşır, “bu süreçte bazen kendimi yorgun hissediyorum, baş etmekte zorlanabiliyorum ama senin varlığın bana güç veriyor” gibi cümleler sarf etmeli. Evet anneler geceleri ağlayabiliyor ve çoğu zaman çocuklar bu duruma şahit oluyor. Şahit olduğunda saklamak yerine, ağlamayı hafifletip, onunla duygularını sarılarak, elini tutarak paylaşabilirsiniz. “Ben babanı çok özlüyorum, ağlamak bana iyi geliyor rahatlıyorum.” diyerek çocuğun da ihtiyaç hissettiğinde bu yola başvurabileceği mesajı verilebilir. Endişeye kapılmamak ve doğal olmak, bu dönemin en büyük kurtarıcısıdır. “Aman çocuğum çok zarar görecek”, “aaa bak resimde de babasını yapmış tüh tüh” gibi felaket çağıran tutumları bir yana bırakmak ebeveyni rahatlatacaktır.

Devam edecek…

Zeynep Sırdaş

Sosyal Medyada PaylaşFacebookTwitterGoogle+

Etiketler: , , , , , ,
Eklenme Tarihi: 11 Ağustos 2017

Konu hakkında yorumunuzu yazın